Takvim
GÜMRÜK DÜNYASI DERGİSİ / Sayı 46 / Makaleler

Önder ÖZDİYEN
Gümrük Başkontrolörü

DÜNYADA SİGARA TÜKETİMİNİ AZALTMAYA YÖNELİK TEDBİRLER

Sigaranın yararları (!) ve zararları üzerine yazılı ya da görsel basında sıklıkla habere rastlamak mümkündür. Bu haberlerde yer aldığı üzere, sigara içen biri olarak sağlıklı ve uzun bir yaşam sürme ihtimalimin düşük olduğunun farkındayım. Ancak ülkemiz trafiğinde kazaya uğrayıp hayata veda etme ihtimalimiz de epeyce yüksek bulunmaktadır. Son günlerde yayınlanan trafik istatistiklerimizde yer alan can kaybı A.B.D. ordusunun Kuzey Irak’taki kaybından zannedersem daha yüksek.

Çeşitli zamanlarda sigarayı bırakmış ve yeniden başlamış iradesi zayıf biri olarak Türkiye’de sigaranın yediden yetmişe herkes tarafından her ortamda içilmesi konusundaki genişliğimizin yasal düzenlemeyle sona ermek üzere olabileceği konusunda hem seviniyor hem de endişeleniyorum. “Stresli ve yoğun bir anda işyerinde sigara içememek sigara içenlerin sigara içme hakkına aykırıdır”. Böyle bir hak hem var hem de yok ama insanlar sigara içmeden de yaşayabilirler. Adem’le Havva sigara içtikleri için kovulmadılar cennetten. Elma veya buğday tüketmişlerdi. Ama zamanla gelişen insan kendime nasıl zarar verebilirim deyip sigarayı icat etti. Hoş, cennetten kovulmak da kendine zarar vermek adına bir marifettir. Zamanımızda, günde bir tane (paket değil) olmak üzere içilen sigaranın yararlı olduğunu savunanlar da var. Belki tarihçiler ya da bu işin uzmanları kimse geçmişe bakıp, sigaranın iyileştirme gücünün olduğunu da iddia etmişlerdir ama zaman içinde amacı dışında kullanılmış olmalıdır. Fransız Bay Nicot’un 15’inci yüzyılda Avrupa’ya getirdiği tütün, günümüzde her toplumda büyük bir risk olarak algılanmakta ve kullanım ve zararlarını en aza indirmek konusunda mücadele gerektirmektedir.

Bu bağlamda, Avrupa Birliği belgeleri arasında sigarayla mücadele konusundakilere kısaca bir göz atalım. 18.07.1989 tarihinde yapılan Üye Ülkeler Sağlık Bakanları ve Avrupa Konseyi toplantısı kararında üye ülkeler, kamuya açık yerlerde sigara içilmesinin yasaklanması, toplu taşım araçlarındaki sigara yasağının genişletilmesi, sigara içenler için ayrı alanlar belirlenmesi ve herhangi bir hak çatışması halinde sigara içmeyenlerin sağlıklı kalma hakkının sigara içenlerin sigara içme hakkından üstün tutulması konusunda düzenleme yapmaya çağrılmaktadır.

03.10.1989 tarihli ve 89/552/EEC sayılı Konsey Direktifinin 13’üncü maddesinde ise, sigara ve diğer tütün mamulleri için yapılan her türlü televizyon reklamının ve bunların televizyonla alışveriş yoluyla satışının yasaklanacağı yer almış, iş yerleri için asgari güvenlik ve sağlık koşullarını düzenleyen 30.11.1989 tarihli ve 89/654/EEC sayılı Konsey Direktifi, sigara için ayrılmış bölümlerde (rest room) sigara içmeyenlerin rahatsızlığını önleyecek tedbirlerin alınmasını istemiştir. Keza hamilelik ya da hemen sonrası dönemde bulunan çalışanların, sağlıklarını riske atan işlerde ve çevrede çalıştırılmaması konusunda düzenlemeler de 19.10.1992 tarihli ve 92/85/EEC sayılı Konsey Direktifiyle getirilmiş bulunmaktadır.

Avrupa Topluluğu’nda sigara içiminin azaltılmasına yönelik 26.11.1996 tarihli Konsey Kararı’nda ise, üye ülkelerin;
-Tütün mamullerinin sadece yetişkinlere satışı,
-Otomatik satış makinaları üzerinde kontrol yoluyla gençlerin sigaraya ulaşmasının sınırlandırılması, numune sigara dağıtımının ve tek sigara satışının yasaklanması,
-Sigarasız çalışma alanlarının genişletilmesi ve pasif içicilerin korunması yönündeki çabaların teşviki,
-Çocuklar, gençler, hamileler ve solunum rahatsızlığı olanların korunmasına özel önem vermek üzere, restoran, sinema, işyeri, okullar, üniversiteler ve toplu taşıma binaları gibi kamuya açık kapalı alanlarda sigara içilmesinin sınırlandırılması,
-Sigara üzerinden alınan vergilerin yükseltilmesi, dolayısıyla sigara fiyatlarının yüksek tutulması,
-Sigaranın zararları konusundaki bilincin artırılmasına yönelik olarak sağlık eğitiminin güçlendirilmesi,
-Doğrudan veya dolaylı sigara reklamlarının, sponsorluğun ve promosyonlu sigara satışlarının kontrolü ve kısıtlanması konularında çeşitli staratejiler geliştirdiğine değinilerek, Avrupa Komisyonu, sigarayla mücadelenin artırılması yönünde göreve çağrılmıştır

Avrupa Parlementosu ve Konseyi’nin 05.06.2001 tarihli ve 2001/37/EC sayılı tütün mamullerinin üretimi, sunumu ve satışını ilgilendiren üye ülkeler kanun, düzenleme ve yönetimsel tedbirlerinin yakınlaştırılması konulu Direktifinde ise, her bir paket sigaranın en görünür yüzü üzerinde, “Sigara öldürür veya öldürebilir” ya da “Sigara size ve yanınızdakilere ciddi anlamda zarar verir” genel uyarısının ve “Sigara içenler genç yaşta ölür” gibi listeden seçilebilecek ilave uyarının bulunmasının zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.

Sigara içiminin önlenmesi ve sigara kontrolünü güçlendirme girişimleri konulu, 02.12.2002 tarihli ve 2003/54/EC sayılı Konsey Tavsiye Kararı’nda da, sigara içiminin önlenmesi ve sigara kontrolünün üye ülkeler sağlık politikalarının önceliklerini oluşturmasına rağmen Avrupa Birliği’ndeki sigara kaynaklı ölümlerin önlenilebilir olanlar arasında başı çektiği ve sigara tüketimindeki azalmanın tatmin edici olmadığı konularına değinilerek, üye ülkelere, çocuklara ve gençlere sigara satışının önlenmesi, reklam ve promosyon yasağının genişletilmesi, sigara üreticileri, ithalatçıları ve tacirlerinin reklam, pazarlama, sponsorluk ve promosyon harcamaları konusunda üye ülkelere bilgi verilmesi yönünde yasal veya idari tedbirleri alması tavsiye edilmektedir. Avrupa Parlementosu ve Konseyi’nin 26.05.2003 tarihli ve 2003/33/EC sayılı Direktifi ise, tütün mamullerinin reklamı ve sponsorlukla ilgili, üye ülkeler yasa, düzenleme ve idari tedbirlerinin yakınlaştırılmasını hedef almıştır.

05.09.2003 tarihli 2003/641/EC sayılı Komisyon Kararı, sigara paketleri üzerindeki uyarılar konusundaki gelişmeleri takip etmiş, uyarıların, sigara içiminin sonuçlarını gösteren renkli fotoğraflar veya diğer görsel bir malzemeyi içerebileceğini kabul ederek, bu uyarıların standardını belirlemiştir.

Avrupa Birliği sigarayla mücadele için 01.03.2005 tarihinde yeni bir kampanya da başlatmış bulunmaktadır. 72 milyon Euro tutarında bütçeye sahip 4 yıllık kampanyada, gençler, sigara içmeyenler ve sigarayı bırakmak isteyenler sigarasız bir yaşam için yardım alabileceklerdir. Haziran 2005 içerisinde üye 25 ülkede TV reklamı yayımlanarak, gençler sigarasız bir yaşam biçimi için teşvik edilmiş, pasif içicilerin karşı karşıya kaldığı tehlike ve sigarasız kamu alanlarının desteklenmesinin önemi vurgulanmıştır. 15 ila 30 yaş arası insanlar, kampanyayla ulaşılması hedeflenen grubu oluşturmaktadır. Şişirilebilir dev bir maket de Temmuz 2005 sonuna kadar 25 Avrupa Birliği ülkesi başkentini turluyor olacaktır.

Sigarasız bir toplum yaratma konusunda Amerika Birleşik Devletleri’nin daha önde ve başarılı olduğunu söylemek mümkündür. Sadece kokusu bile sigara içmeyenleri rahatsız edebilmekte, neredeyse evinizin önünde bile sigara içmeniz mülk sahibince sorun olarak algılanabilmektedir. İçerisinde sigara içiminin yasaklandığı İrlanda’daki barların sahipleri ise, Avrupa’daki sigara kısıtlamalarının, Amerika Birleşik Devletleri’nden ithal edilen en saçma şey olduğunda hemfikir bulunmaktadır. Politika tutarsızlıkları sigarayla mücadele alanında da kendini göstermekte, yasalara uyum konusunda sorunlar yaşanmaktadır. Örneğin, Avrupa Birliği Sağlık Komisyonu, toplumdaki %34 lük sigara kullanım oranını, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki %23’lük orana çekmeye çalışmakla birlikte, aynı Avrupa Birliği, tütün üreticilerine yılda 1 milyar dolarlık destekleme yapmaktadır. Bunun yanında Hollanda’da, belli yaşın altındakilere sigara satışı yasak olmasına rağmen, görüşme yapılan çocukların %85’inin sigara satın alma konusunda herhangi bir problemle karşılaşmadıkları cevabı alınmıştır.

Bu durumda bazı gerçeklerin kabul edilmesi gerekecektir. Sigara kullanım oranları düşürülebilir, sigara içmeyenlerin en az zarar görmesi sağlanabilir. Ancak tamamıyla sigarasız bir toplum arzusu uzun yıllar sonra gerçekleşebilecektir. Neticede sigara ticari bir maldır. Rahmetli işadamı Sakıp SABANCI’nın sigara üretimi yatırımı kararı almasının ardından kendisine sorulan duygusal bir sorunun, başkaları üreteceğine biz üretelim şeklinde cevap almasının, ekonomik olarak anlamlı olduğu açıktır. Sigara üzerinden alınan vergiler hazine için de önemli bir gelir kaynağıdır. 1998 yılında, tütün vergilerinin İngiltere’nin devlet bütçesine katkısı, ülkenin savunma bütçesinin neredeyse yarısını oluşturmuş, gelir yaratma konusunda bir gösterge teşkil etmiştir. 1999 yılında Uluslararası Çalışma Örgütü’nün desteğiyle yapılan bir çalışmada da, Katma Değer Vergisi dahil vergilendirilmiş bir sigaranın Avrupa’daki satış fiyatının ortalama %75’inin vergileri oluşturduğu ortaya çıkmıştır.

Tütün yetiştiriciliği istihdam rakamları
Çin 35 milyon (sadece çiftçiler)
Hindistan 6 milyon (çiftçi, tarım işçisi)
Türkiye 3,5 milyon (çiftçi, nakliye, pazarlama, işleme)
A.B.D. 140 bin - durağan (çiftçi)
Brezilya 740 bin (çiftçi, tarım işçisi)
Malavi 586 bin (tarım işçisi)
Bulgaristan 250 bin (çiftçi)
Vietnam 400 bin (çiftçi)

Tablodan da görüldüğü üzere, tütün yetiştiriciliği istihdamın da bir parçasıdır. Üretim, işleme, pazarlama, dağıtım ve hatta kaçakçılığı da dikkate alınırsa istihdama katkısının önemli bir noktada olduğu söylenebilecektir.

Biraz da sigarayla mücadele etmenin bir yolu olarak sigara üzerinden alınan yüksek vergiler, büyük ölçüde sigara kaçakçılığına da yol açmaktadır. Kaş yaparken göz çıkarmak deyimi bu vesileyle bir kez daha kullanılmakta, sigara tiryakisi, marka bir sigaraya, yasal pazarındaki fiyatının üçte birini ödeyerek karaborsadan temin edebilmektedir. Petrol ürünleri kaçakçılığı, ağırlık başına sağlanan vergi avantajı dikkate alındığında, sigara kaçakçılığının cazibesini yakalayamamaktadır. Bir konteyner dolusu sigaranın potansiyel vergi değeri 1 milyon doları aşmaktadır ve bu rakam kaçakçının potansiyel karıdır. Dünya sigara ihracatının hemen hemen üçte birinin karaborsada sonlandığı, yine dünya sigara ihracat ve ithalat rakamları arasındaki farktan anlaşılmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre sigara, ölümlerin ikinci büyük nedenini oluşturmaktadır. Halihazırda her on kişiden birinin ölüm nedeni sigara kaynaklıdır ve her yıl 5 milyon kişi sigara nedeniyle yaşamını yitirmektedir. 1994’te yayınlanan bir raporda, sigara kaynaklı maddi zararın yılda 200 milyar doları bulduğu tahmin edilmektedir ve bunun üçte biri gelişmekte olan ülkelerde gerçekleşmektedir. Yani dünyada sigarasız geçirilen bir yıl, gelişme yolundaki bir ülkeyi borç batağından kurtarmaya kolaylıkla yetecektir. Düşük gelir düzeyine sahip ülkelerdeki en yoksul ailelerin harcamalarının %10’unun sigara harcamasından oluştuğu ve orta kalite bir paket sigarayla ülkemizde temel besin kaynakları arasında yer alan en az on tane ekmek alınabileceği düşünüldüğünde, yeterli beslenememeden kaynaklanan sorunlar sigara tüketimiyle daha da artmaktadır.

Mucizeler bekleyen yerine aklını kullanan varlık “olması gereken” insanlara bir şans daha verilmesinden yanayım. Bir mucize gerçekleşsin; ertesi gün uyandığımızda hayatımızda sigara diye bir kavram kalmasın ve sigarayı konu alan deyişler de unutulsun:

Günde bin amerikalı sigarayı bırakmaktadır, ölerek! (Anonim-A.B.D.)

Kahvenin yanında sigara iyi gider (Anonim-Türkiye)

Sigara, istatistikler hazırlanmasının temel nedenlerindendir (Anonim-A.B.D.)

Sigara, muazzam bir memnuniyetin muazzam bir biçimidir. Harika bir şeydir, ve de doyumsuz olarak bırakır. Başka ne istenir ki! (Oscar WILDE-İrlandalı şair)

 

Gümrük Kontrolörleri Derneği Web Sitesi - 2011 - Her Hakkı Saklıdır - Tasarım İnfosoft