Takvim
GÜMRÜK DÜNYASI DERGİSİ / Sayı 47 / Makaleler


Edip YETİK
Gümrük Kontrolörü

 

ÖDEME ŞEKİLLERİNİN GÜMRÜK DENETLEMESİ AÇISINDAN ÖNEMİ

Giriş

Uluslararası emtia ticareti uluslararası ödemelerin en büyük kaynağını teşkil etmektedir. Uluslararası ticarette, bir malın satıcısı ile alıcısının ayrı ayrı ülkelerde bulunmaları, tarafların birbirlerini genellikle yeterince tanımamaları, ayrıca ülkelerinin farklı ekonomik sistemlere sahip oluşu ve piyasa yapılarının farklılıkları, ülkelerarası mesafelerin uzaklığı vb. özellikler uluslararası ticareti iç ticarete oranla daha riskli hale getirmesinin yanı sıra, ülkelerarası ticarette ödeme yöntemleri ve sevkıyat şartlarında farklılık arz etmesine neden olmaktadır.

Her satış işlemi alıcı ile satıcı arasında yapılan bir sözleşme ile başlar. Bu sözleşme gereği; satıcı, alıcıya sözleşme konusu malı sağlamayı, alıcı ise satıcıya malın bedelini ödemeyi taahhüt eder. Tarafların birbirine yakın olması satış, sevkıyat ve ödeme işlemlerinin çok kısa sürede gerçekleşmesini sağlar. Ancak uluslararası ticarette alıcı ile satıcının birbirlerinden kilometrelerce uzak mesafede bulunmaları ve yukarda sayılan farklılıklar nedeniyle ortaya çıkabilecek risklerin derecesi artmaktadır. Uluslararası ticarette satıcılar ihraç ettikleri mallarını sevk ettikten sonra mal bedelinin ödenmemesi, ithalatçılar da bedelini ödedikleri veya ödeyecekleri malın gelmemesi riski ile kaşı karşıyadırlar.

Bu itibarla ithalatçı ve ihracatçı arasında yapılan satış sözleşmesinde, mal bedelinin ödenme şeklinin açıkça belirtilmesi, ayrıca mal bedelinin alıcıdan tahsili ve satıcıya ödenmesi amacıyla esasen dış ticaretin finansmanında önemli bir yer işgal eden bankaların da aracılık görevini üstlenmesi, bütün ticari işlemlerin mümkün olduğunca belgelere bağlanması taraflar arasında ortaya çıkabilecek muhtemel anlaşmazlıkların önlenmesine ve rizikoların asgariye indirilmesine yardımcı olmaktadır.

Ülkeler arası ticarette satılan malların bedelleri konvertibl dövizlerle ödenir. Ödemeler, uluslararası işlem yapan bankalar aracılığı ile yapılır. Mal bedelinin ödenmesini sağlayan çeşitli uluslararası ödeme şekilleri vardır. Ödeme şekillerinin bazıları daha çok alıcının, bazıları da daha çok satıcının yararına olduğundan mal bedelinin hangi ödeme şekline göre ödeneceği taraflar arasında yapılacak pazarlık ve varılacak anlaşma sonucunda belli olur. Genellikle mal bedeli ödemesinin sevkıyattan sonra yapılması tercih edilir. Ancak sipariş edilen malın üretilmesi için gerekli finansmanın sağlanması, eğer sözleşme hükümleri içinde yer alıyorsa mal bedelinin bir kısmı veya tamamı satıcıya peşin olarak malların alıcıya teslim edilmek üzere yola çıkmasından önce ödenir. Bu durumda alıcı ile satıcı arasında güven ilişkisinin güçlü olması veya bu ilişkinin garanti altına alınmasını sağlayan uluslar arası hukukun tanıdığı yaptırımların uygulanması gerekir.

Satıcının mallar sevk edilir edilmez ödemenin yapılacağından emin olmak istemesine karşın alıcı da, satış sözleşmesinde kararlaştırılan nitelikteki malın belirlenen yerden süresi içinde sevk edilmesi ve malın gümrüklerden çekilebilmesi için gerekli vesaikin uygun süre içinde ibraz edilmesi halinde satıcıya ödemenin yapılmasını arzular. Keza satıcı, alıcının güvenilir ve mali durumunun güçlü olması karşısında satış konusu mala ait ödemenin sevkıyat yapıldıktan veya malın varışından sonra ibraz edeceği sevk vesaiki mukabilinde yapılmasına veyahut vadeli bir poliçenin kabulü karşılığında ödemenin belli bir süre sonra yapılmasına, ya da alıcı tarafından mal satıldıktan sonra ödemeye rıza gösterebilir. Uluslararası uygulamada kullanılan çeşitli ödeme sistemleri bu farklı isteklerin gerçekleştirilmesine olanak sağlamaktadır. Bu yöntemleri şöylece sıralayabiliriz: Peşin Ödeme, Konsinyasyon ve Müşterek Hesap Yoluyla Ödeme, Kabul Kredili Ödeme, Mal Mukabili Ödeme, Vesaik Mukabili Ödeme, Karşılıklı Ticaret, Akreditifli Ödeme. Yazımızda ödeme şekillerinin bu bölümde gümrük denetlemesi açısından önemini irdeleyeceğiz.

İhracat İşlemlerinin Denetlenmesi Açısından Ödeme Şekillerinin Önemi:

İhracata ilişkin denetimlerde dikkat edilecek hususların başta gelenlerinden birisi ihracat bedellerinin yurda getirilme süreleri ve terkin işlemleridir. Çünkü yapılan ihracatın gerçekleşmiş olduğunun tevsikinin ana unsurlarından birisi ihracat bedelinin yurda getirilmesidir. Belirtilen sürelerde mücbir sebepler ile haklı durumlar dışında ihracat bedelinin yurda getirilmemiş olması ihracatın gerçekliğini şüpheye düşürmektedir. Bu nedenle yukarda incelediğimiz ödeme şekillerinin her birinde ihracat bedellerinin yurda getirilmeleri için verilen süreler ve ihracat taahhütlerinin kapatılmasına ilişkin terkin işlemleri aşağıda incelenmektedir.

Akreditifli ve vesaik mukabili veya mal mukabili ödeme şekilli ihracatta fiili ihraç tarihinden, Konsinye ihracatta kesin satış tarihinden, Yurt içinde ve dışında serbest bölge veya gümrüksüz antrepolara yapılacak ihracatta fiili ihraç tarihinden, Yurt dışı fuar, sergi ve haftalara bedelli olarak satılmak üzere gönderilen malların gönderildikleri fuar, sergi veya haftanın bitim tarihinden, itibaren 180 gün içinde;

Hariçte İşleme Rejimi kapsamında ihraç edilen malların verilen süre veya ek süre içinde yurda getirilmemesi halinde süre bitiminden itibaren, Hariçte İşleme Rejimi kapsamı dışında gümrük mevzuatı çerçevesinde yurda getirilmek üzere geçici çıkışı yapılan malların, gümrük idarelerine verilen taahhütnamede belirtilen geri getirme süresi içinde yurt dışında satılması halinde, mal bedellerinin kesin satış faturası tarihinden itibaren 90 gün içinde,

Arnavutluk, Bulgaristan, İran, Polonya, Romanya ve dağılan SSCB yerine kurulan cumhuriyetlere yapılan ihracatta fiili ihraç tarihinden itibaren 365 gün içinde,(özelliği olan ihracat şekilleri dahil)

Kredili ihracatta, kredili satış sözleşmesinde belirtilen vadeleri izleyen, 30 gün içinde,

Yugoslavya Federal Cumhuriyeti (Sırbistan-Karadağ), Hırvatistan, Slovenya, Makedonya ve Bosna Hersek'e yapılan ihracatta fiili ihraç tarihinden itibaren 270 gün içinde (özelliği olan ihracat şekilleri dahil)

İhraç veya kira bedellerinin yurda getirilmesi ve bankalara satılması zorunludur.

İhracat bedelinin süresi içerisinde yurda getirilmesi ve bir bankaya veya özel finans kurumuna satılmasına engel olan mücbir sebep hallerinde mücbir sebebin devamı müddetince ilgili Kambiyo Müdürlüğünce ihracatçıya 3'er aylık dönemler itibariyle ek süre verilir. Mücbir sebep halleri dışında kalan haklı durumların varlığı halinde, ihracat bedelinin yurda getirilmesine ilişkin ek süre talepleri Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığınca incelenip sonuçlandırılır.

İhracat bedelleri, peşin ödeme, akreditifli ödeme, vesaik mukabili ödeme, mal mukabili ödeme ve kabul kredili ödeme şekillerinden birine göre yurda getirilerek bir bankaya veya özel finans kurumuna satılır. Alıcıdan temin edilen prefinansman peşin döviz hükmünde olup, döviz alışı peşin döviz olarak yapılır. Ancak, işlenmemiş altın ihracatında ihracat bedellerinin yurda getirilmesi yükümlülüğü aranmaz. İhracat bedellerinin beyan edilen Türk parası veya döviz üzerinden yurda getirilmesi esas olup, Türk parası üzerinden yapılan ihracat karşılığında döviz getirilmesi mümkündür. İhracat bedeli ile transit ticarette satış bedelinin yolcu beraberinde efektif olarak yurda getirilmesi halinde gümrük idarelerine beyan edilmesi esastır.

Ancak, Türkiye'de İkamet Etmeyenlere Özel Fatura ile Yapılan Satış bedelini,yabancı taşıtlar ile yabancı ülkelere sefer yapan yerli taşıtlara verilen yağ, yakıt, temizlik maddeleri ve kumanya bedellerini, oluşturan efektiflerde beyan yükümlülüğü aranmaz. Ayrıca, 01.07.2003 tarihinden itibaren Irak'a gerçekleştirilen ve tutarı 100.000.-USD veya eşitine kadar olan ihracat veya transit ticarete ilişkin mal bedellerini oluşturan efektiflerde 30.06.2004 tarihine kadar beyan yükümlülüğü aranmaz.

Peşin döviz karşılığında ihracatın 18 ay içinde gerçekleştirilmesi zorunludur. Ancak, gemi inşa ve ihraç (hazır gemi hariç) bedeli olan peşin dövizlerde bu süre 24 aydır. Dahilde İşleme İzin Belgesi ve Vergi, Resim ve Harç İstisna Belgesi kapsamında ihracat, ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetlerle ilgili olarak sağlanan peşin dövizlerin kullanım süresi belge süresi (ek süreler dahil) kadardır. İade edilen veya süresi içinde ihracatı gerçekleştirilemeyen peşin dövizler prefinansman hükümlerine tabi olur. Prefinansman hükümlerine tabi hale gelen peşin dövizlerin, ihracat taahhüt sürelerinin ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde uzatılması halinde, alıcının muvafakat etmesi kaydıyla kullanım süreleri de verilen ek süre kadar uzatılmış sayılır.

Konsinyasyon veya müşterek hesap yoluyla yapılan ihracatta, ihracatçılar, ihraç edilen malların kesin satışını müteakip; Satış fiyatı, satılan miktar ve satış bedelini, depolama, bakım, fümügasyon, muhafaza ve satış masrafları ile satışa ait diğer masrafları (ambalaj malzemesi bedelleri dahil), varsa fire miktarını, satış komisyonlarının oran ve tutarını, gösterir konsiyatörler tarafından düzenlenmiş kesin satış faturaları ile döviz alım belgelerini gümrük çıkış beyannamesinde beyan edilen ihracata aracılık edecek banka veya özel finans kurumlarına ibraz ederek hesaplarını kapatmak zorundadırlar.

Her bir ihracat partisindeki;

a) Haklı ve mücbir sebeplerin varlığı aranmaksızın, 100.000 USD ve eşitine kadar noksanlıklarda aracı banka ve özel finans kurumlarınca,

b) Mücbir sebep halleri göz önünde bulundurulmak suretiyle 200.000 USD veya eşitine kadar noksanlıklarda Kambiyo Müdürlüklerince,

c) İlgili ihracatçının bir önceki takvim yılında veya cari yılda getirdiği döviz tutarının yüzde birine kadar noksanlıklarda mücbir sebeplerin varlığı aranmaksızın Kambiyo Müdürlüklerince,

İhracat hesapları kapatılır.

Genel olarak yurtdışına ticari amaçla mal ihracında, bedelleri yurda getirilme süresi içinde gelen ihracat ile ilgili hesaplar aracı bankalar veya özel finans kurumlarınca kapatılır. Süresi içinde kapatılmayan hesaplar aracı bankalar veya özel finans kurumlarınca on işgünü içinde muamelenin safhalarını belirten taahhütlü bir mektup göndermek veya makbuz mukabili teslim etmek suretiyle ilgili Kambiyo Müdürlüğüne ihbar edilir. Kambiyo Müdürlüklerince, ihbarı müteakip 20 işgünü içinde ilgililere ihracat hesaplarının kapatılmasını teminen, 90 gün süreli ihtarname gönderilir. Bu süre içinde hesapların kapatılması veya mücbir sebep halinin belgelenmesi gereklidir.

İhracat bedeli konvertibl dövizlerin (döviz getirme süresi ne olursa olsun) en az % 70'inin fiili ihraç tarihinden itibaren 90 gün içinde alışının yapılması halinde bakiye %30'lara tekabül eden kısımları üzerinde ihracatçılar serbestçe tasarruf edebilirler.

İhracat taahhüt hesaplarının kapatılmasına ilişkin terkin işlemlerinden de anlaşılacağı üzere her bir ihracat partisinin 100.000 USD ve eşitine kadar noksanlıklarda ihracat hesabı aracı banka ve özel finans kurumlarınca, kapatılır. Buradan da ihracat işlemlerine ilişkin denetim ve soruşturmalar sırasında mal bedeli 100.000 USD’ın altında olan ihracatların bedellerinin yurda getirilip getirilmediği konusunda kesin bir bilgi elde edemeyeceğimiz sonucu çıkmaktadır. Yapılan denetimler sırasında bazı firmaların aynı firmaya ve aynı zamanda eşya kıymeti 100.000 USD’ın biraz altında (90.000 USD-100.000 USD) birden fazla TCGB tescil ettirdiği görülmektedir. Burada amaç bedeli yüksek tutarda olan bir ihracat partisi malı birden fazla parçaya bölerek her bir ihracat partisinin 100.000 USD ve eşitine kadar noksanlıklarda aracı banka ve özel finans kurumlarınca ihracat hesabı kapatılır kuralını kullanarak ihracat bedellerini yurda getirmemektir. Yada aslında ihraç ettiği ürünün bedeli daha düşük olduğu ve ithalatçı firma tarafından ihracatçı firmaya daha düşük bedel ödeneceği için bu yöntemi kullanmaktadır. Bu tür bir durumla karşılaşılması halinde ihracat bedellerinin gerçekliği konusunun daha detaylı araştırılması gerektiği düşünülmektedir.

Aynı zamanda ihracat işlemlerinin incelenmesi sırasında firmanın muhasebe kayıtlarına inilerek ihracat bedellerinin gerçek ödeme olup olmadığı araştırılmalıdır. Çünkü ithalatçı firma mal bedelini belirtilen ödeme yöntemine göre transfer etmiş ancak daha sonra ihracatçı firma bu bedeli bir kısmını tekrar ithalatçının bankadaki başka bir hesabına göndermiş olabilir. Bu yolla ihracatçı ihraç ettiği malın değerini yüksek göstermekte ve beyan ettiği eşya kıymetine göre ithalatçı kendisine ödeme yapmakta ama daha sonra da ihracatçı ödenen miktarın eşyanın gerçek değerini aşan kısmını ithalatçıya geri iade etmektedir. Yani gerçek bir ödeme hareketi olmayıp fiktif bir işlem meydana getirilmiş olabilir. Dolayısıyla ihracat işlemlerinin incelenmesi sırasında ihracatçının bankalarda bulunan hesap hareketlerinin ve muhasebe kayıtlarının detaylı tetkik edilmesi yararlı olacaktır.

İthalat İşlemlerinin Denetlenmesi Açısından Ödeme Şekillerinin Önemi:

Ödeme şeklinin belirlenmesi gümrük idarelerinin ithalatı yapılan eşyanın vergi matrahına esas alınacak gümrük kıymetinin belirlenmesinde önem arz etmektedir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 24. maddesinde; “İthal eşyasının gümrük kıymeti, eşyanın satış bedelidir. Satış bedeli, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28 inci maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyattır.” denilmektedir. 3/a bendinde de “fiilen ödenen veya ödenecek fiyat, ithal eşyası için alıcının, satıcı veya satıcı yararına yaptığı veya yapması gereken ödemelerin toplamıdır. Bu fiyat, ithal eşyasının satış koşulu olarak, alıcının satıcıya veya satıcının bir yükümlülüğünü karşılamak üzere üçüncü bir kişiye yaptığı veya yapacağı tüm ödemeleri kapsar. Ödemeler, para transferi şeklinde olabileceği gibi, akreditif veya ciro edilebilir bir kıymetli evrak kullanılarak ya da doğrudan veya dolaylı yapılabilir.” Denmektedir.

Uluslararası ticarette satış sözleşmesi konusu malın bedelinin peşin olarak ödenmemesi, malın alıcının eline geçmesinden sonra ödenmesi durumunda, bu paranın satıcı tarafından alıcıya sağlanan bir kredi vazifesi görmesi dolayısıyla alıcı tarafından faiz ödemesi sözleşmelere eklenen bir teamül haline dönüşmüştür. Ödenen bu faiz eşyanın gerçek kıymetinin tespitinde ve mevzuat uyarınca tahsil edilmesi gereken Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu’nun belirlenmesini sağlamaktadır. İthalat bedelleri, Milletlerarası Ticaret Odasınca (MTO) yayımlanan uluslararası kurallar, bankacılık teamülleri, alıcı ve satıcı arasındaki sözleşme ile banka kaynaklarından, ithalatçılara ait Döviz Tevdiat Hesaplarından, alışı yapılmamış ihracat bedellerinden (mahsuben) ya da Sermaye Hareketlerine İlişkin Hükümler çerçevesinde sağlanan kredilerden karşılanmak suretiyle bankalar aracılığıyla Türk Lirası veya döviz olarak ödenir.

İthalat hesaplarının takibi ve kapatılması aşağıda belirtilen esaslara göre bankalarca yapılır.

Bedellerin ödenmesine ilişkin kayıtlar (Döviz Satım Belgesi, Türk Parası Transfer Belgesi, Döviz Tevdiat Hesapları 'den transfer edildiğine dair yazı, mahsuben ödemelerde düzenlenen Döviz Alım Belgesi ve Döviz Satım Belgesi) ile malın fiilen ithal edildiğine ilişkin TCGB'nin yükümlü nüshası aslının bir araya gelmesi halinde Türk Parasını Koruma Kanunu hakkındaki mevzuata göre ithalat hesabı kapatılmış sayılır ve TCGB üzerine transfere ve hesap kapatmaya ilişkin not konulur. Hesabın kapatılmasını müteakip transfere ilişkin belge ile TCGB'nin bir fotokopisi bankada saklanır. İthalatçı tarafından TCGB'nin ibraz edilmemesi halinde ithalat hesabı kapatılamayacağından, bankalar tarafından ilgili kambiyo müdürlüğüne bildirim yapılır.

İthalat işlemine konu bir TCGB muhteviyatı eşyanın bedelinin farklı ödeme şekillerine göre ödenmesi halinde birinci ödemeden sonraki ödemelerin bir önceki ödeme şeklinin hesap kapama süresi içinde yapılması kaydıyla hesap kapatma işlemi en son bedel transferinin yapıldığı ödeme şeklinin hesap kapatma esasları dahilinde yapılır. Aksi takdirde hesap takibi ve terkin limiti her bir ödeme için ayrı ayrı yapılır. Ödeme şekillerinden biri mal mukabili ise diğer ödeme şekli için takibin yapılacağı tabiidir.

Ödenen mal bedeli, fiilen ithal edilen malın TCGB'den tespit edilecek değerinden 100.000 USD veya eşiti döviz ya da Türk Lirası tutarından daha fazla ise bankaca hesap kapatılmaz ve ilgili kambiyo müdürlüğüne ihbar edilir. Malın değerinin ödenen tutardan fazla olması halinde ihbar yapılmaksızın hesap kapatılır. İthal edilmeyen malların ödenmiş bedellerinin hesap kapatma süresinin bitiminden itibaren en geç 90 gün içinde yurda getirilmesi gerekir.

İthal bedellerinin, ihraç bedellerinin serbest kullanıma bırakılan % 30'luk tutarlarından veya fatura veya istihkak raporları ile tevsik edilmek suretiyle hizmet ihracı bedelleri ile açılan Döviz Tevdiat Hesapları 'den ödenmiş olması halinde yurda getirme zorunluluğu aranmaz.

Kabul kredili, vadeli akreditifli ve mal mukabili ödeme şekillerine göre yapılacak ithalatta, mal bedeli ile birlikte veya TCGB ibraz edilmek suretiyle Görünmeyen İşlemlere İlişkin Hükümler çerçevesinde faiz transferi yapılabilir ve ödenen faiz tutarı TCGB'nin tarih ve numarası da belirtilmek suretiyle ilgili gümrük müdürlüğüne bildirilir. Fiili ithal tarihi olarak, gümrük idarelerince onaylı fatura fotokopileri üzerinde yer alan "gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarih" esas alınır.

Akreditifli Ödeme yönteminde ithalatçılar, muhabir hesaplarının borçlanmasını takip eden 180 gün içinde transferi yapan bankaya TCG'yi ibraz ederek; hesap kapatma talebinde bulunurlar. Bankalarca, TCGB ile Döviz Satım Belgesi (veya Türk Parası Transfer Belgesi) arasında uygunluğun sağlanması yönünde gerekli inceleme yapıldıktan sonra ithalat hesabı kapatılır. Ödemesi gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten sonra yapılan vadeli akreditifli işlemlerde hesap, ödemeyi takip eden 180 gün içinde TCGB'ye istinaden kapatılır.

Açılmış bulunan bir akreditifte, bedelin bir kısmının, malların özelliği nedeniyle geçici veya kesin kabulünden veya montajından veya çalışır vaziyette teslim alınmasından veya değerinin ihtiva ettiği evsafa göre tespit edilmesinden veya benzeri hallerden sonra ödenmesinin şart edildiği durumlarda, bahse konu hallerin meydana gelmesini müteakip sözleşmede ve dolayısıyla akreditif şartında belirlenen süre içinde müracaat edilmek suretiyle Döviz Satım Belgesi veya Türk Parası Transfer Belgesi düzenlenerek transfer yapılabilir. Bu şekildeki akreditifle ilgili ithalat hesapları, döviz satışı yapılan kısım için genel esaslar dahilinde; bedeli yukarıda belirtilen hallerin meydana gelmesinden sonra ödenecek kısım için ise transfer sırasında kapatılır.

Vesaik Mukabili Ödeme İthalatçılar transferi müteakip 180 gün içinde transferi yapan bankaya TCGB'yi ibraz ederek hesabı kapattırmak zorundadırlar. Vesaik bedelinin kısım kısım ödendiği durumlarda vesaik; ödemenin tamamının yapılmasını müteakip firmaya verilir ve 180 günlük hesap kapatma süresi son ödeme tarihinden itibaren hesaplanır.

Mal Mukabili Ödeme şeklinde bankalarca ithalat hesabının takibi ve kapatılması zorunluluğu olmamakla birlikte firmalarca mal bedelinin transferi için TCGB ile bankalara müracaat edilmesi halinde, bedelin tahsilini müteakip Türk Parası Transfer Belgesi veya Döviz Satım Belgesi düzenlenerek transfer yapılır.

Kabul Kredili Ödeme yönteminde bankalarca, poliçe bedellerinin vadelerinde Türk Parası Transfer Belgesi veya Döviz Satım Belgesi düzenlenmek suretiyle transferini müteakip 180 gün içinde ithalat hesabı kapatılır.

Peşin Ödemeye ilişkin transfer talepleri, Türk Parası Transfer Belgesi veya Döviz Satım Belgesi düzenlenmek suretiyle sonuçlandırılır. İthalatçılar, ödemeyi müteakip 180 gün içinde bedelin transfer edildiği ihracatçının kayıtlı olduğu TCGB'yi ibraz ederek hesap kapatma talebinde bulunurlar.

Bağlı Muamele yönteminde İhracatçı birliklerince verilen süreyi (ek süreler dahil) takip eden en geç 90 gün içinde ithalat ve ihracat hesabının kapatılmasını teminen aracılık eden bankaya başvurulması zorunludur. ihracatçı birliklerince verilecek izin belgesindeki süreyi (ek süreler dahil) takip eden 90 gün içinde kapatılması için başvurulmaması veya bu süre içinde ithalatın ve ihracatın gerçekleştirilmediğinin tespiti halinde, 10 iş günü içinde ilgili kambiyo müdürlüğüne ihbarda bulunulur.

Özel Takas yönteminde mal ihracatı için ihracatla ilgili olarak belirlenen tahsil süreleri, hizmet ihraç bedelleri için ise hizmete ilişkin fatura ve/veya istihkak raporu tarihinden itibaren 180 gün içinde, mal ithalatının önce yapılması halinde fiili ithal tarihinden itibaren 180 gün, hizmet ithalinin önce yapılması halinde ise mal ihracına ilişkin bedellerin tahsil süreleri içinde bankalara yapılması gerekmektedir.

Aracı ihracatçı vasıtasıyla yapılan ihracatta, bağlı muamele kapsamında olmaksızın yurt dışındaki satıcı ve alıcının aynı olması, ithalat ve ihracata ilişkin TCGB'lerde imalatçı ve ihracatçı firma unvanlarının birlikte kayıtlı olması, mahsup işleminden yararlanacak firmanın imalatçı niteliğini haiz olduğunun (Sanayi Sicil Belgesi veya diğer belgelerle) tevsiki ve fiili ithal veya ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde mukabil ithalat veya ihracatın gerçekleştirilmesi kaydıyla imalatçı ve ihracatçıların yapacakları ithalat ve ihracata ilişkin mal bedelleri, kısmen veya tamamen birbiriyle takas (mahsup) edilebilir. Malların ithalatı sırasında TCGB'de ilgililerce ödeme şeklinin "Özel Takas" olarak belirtilmesi halinde gümrüklerce, söz konusu TCGB'de belirtilen aracı bankaya bu ithalatla ilgili gerekli bilgi ulaştırılır.

Bankalar, fiili ithal, fiili ihraç veya hizmet ihraç bedellerine ilişkin belge tarihinden itibaren yukarıda belirtilen süreler içinde firmanın yukarıda belirtilen belgelere istinaden yapacağı takas talebini sonuçlandırır.

Bankalar, bedeli fiili ithalden önce ödenen veya ödeneceği taahhüt edilen ödeme şekillerinde ödemeyi takip eden 180 gün içinde TCGB'yi ibraz ederek hesabını kapatmayan ithalatçıları taahhütlü bir mektup göndermek veya elden teslim etmek suretiyle 10 iş günü içinde kambiyo mercilerine bildirirler.

Kabul kredili işlemlerde, poliçe vadesinde ithalatçılarca bedelin transferi için müracaatta bulunulmaması halinde ithalat hesabının takibi yapılmaz. Ancak, ithalatçılarca transfere müracaat edilmese de açılan akreditiften veya poliçenin banka kabulü veya avalinden dolayı bankalarca poliçe vadesinde transferi yapılan kabul kredili akreditifli ve kabul kredili vesaik mukabili işlemlerde ithalat hesabının takibi yapılır.

Her bir TCGB itibariyle 100.000.-USD veya eşiti dövize kadar açık ithalat hesapları, mücbir sebeplerin varlığı aranmaksızın, kambiyo müdürlüklerine ihbarı yapılmaksızın ve ithalatçıların terkin talebinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın bankalarca terkin edilmek suretiyle kapatılır.

Mücbir sebep halleri göz önünde bulundurulmak suretiyle;
-100.000.-USD veya eşiti dövize kadar açık ithalat hesapları kambiyo müdürlüklerince,
-100.000.-USD veya eşiti dövizi aşan açık ithalat hesapları ise Hazine Müsteşarlığınca terkin edilmek suretiyle kapatılır.

Bu bölümün başında da belirttiğimiz gibi ithalatı yapılan eşyanın vergi matrahına esas alınacak gümrük kıymetinin belirlenmesinde ödeme şekli önem arz etmektedir. Çünkü sözleşmesi konusu malın bedelinin peşin olarak ödenmemesi, malın alıcının eline geçmesinden sonra ödenmesi durumunda, bu paranın satıcı tarafından alıcıya sağlanan bir kredi vazifesi görmesi dolayısıyla alıcı tarafından faiz ödemesi sözleşmelere eklenen bir teamül haline dönüşmüştür. Ödenen bu faiz eşyanın gerçek kıymetinin tespitinde ve mevzuat uyarınca tahsil edilmesi gereken Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu’nun belirlenmesini sağlamaktadır.

Peşin Ödeme şeklinde ihracatçı tarafından ihraç edilen malların bedelleri, ithalatçı tarafından malın teslim alınmasından önce, gerek bankalar yolu ile ve gerekse alıcının kendisi veya vekili ya da onun adına hareket eden üçüncü bir kişi tarafından satıcıya ödenir. Bu ödeme şeklinde mal bedelinin ödenmesinin malın tesliminden önce yapılacağı belirtilmedir. Ancak bazen uygulama da ithalatçılar tarafından satın alınan ve yurda getirilip gümrük antrepolarına konulan mallara ilişkin olarak gümrük idarelerine verilen antrepo beyannamelerinde ödeme şekli olarak “ödeme şekli belli değil” beyan edilmektedir. Antrepoya alınan bu eşyaların bedelleri bir süre sonra ithalatçı tarafından satıcıya ödenmektedir. Daha sonra da söz konusu eşyaların serbest dolaşıma sokulmasına ilişkin olarak gümrük idarelerine onaylatılan TCGB’lerde ödeme şekli olarak peşin ödeme beyan edilmektedir. Oysa başta belirttiğimiz gibi peşin ödeme ithalatçı tarafından malın teslim alınmasından önce yapılan ödemedir ve buna göre bu örnekteki ödeme peşin ödeme hükmünde olmamaktadır. Dolayısıyla bu durumda ödeme şeklinin mal mukabili olabileceği düşünülmekte ise de mal mukabili ödeme şeklinde ithalatçı mal bedelini malını gümrükten çektiği tarihten daha sonraki bir tarihte ödediği için bu tür bir ödemenin mal mukabili ödeme olarak kabul edilmesi de uygun görünmemektedir. Ancak antrepoya alınan eşyalarla ilgili olarak malın gelişinden belli bir süre sonra ödeme yapılması satıcının ithalatçıya tanıdığı bir tür kredi olmaktadır. Çünkü satıcı malın gönderilmesi ile malın bedelinin kendisine gönderilmesi arasındaki sürede mal bedelini ihracatçıya kredi olarak kullandırmış olmaktadır. Bu nedenle vadeli bir ödeme olmasına rağmen mal mukabili ödeme şekline de girmediği için bu tür bir ödemenin hangi ödeme şekline girdiği tartışmalıdır.

Ayrıca antrepoya alınırken antrepo beyannamesinde “ödeme şekli belli değil” ibaresi bulunan ve bedelleri bir süre sonra ithalatçı tarafından satıcıya ödenen eşyaların daha sonra da serbest dolaşıma sokulmasına ilişkin olarak gümrük idarelerine onaylatılan TCGB’lerde ödeme şekli olarak peşin ödeme ibaresi bulunmasının yol açtığı başka bir sorun da bulunmaktadır. Başta da belirttiğimiz gibi eşyanın gönderildikten belli bir süre sonra mal bedelinin ödenmesi ihracatçının ithalatçıya tanıdığı bir kredidir. Ödemenin belli bir vadede yapılması ihracatçının vade farkı ödemiş olabileceği sonucunu doğurmaktadır. Ödenen vade farklarının da gümrük vergisi matrahına katılması gerekir. Bu nedenle bu tür işlemlerde vade farkı ödenip ödenmediğinin incelenmesinin yerinde olacağı düşünülmektedir Bundan yola çıkarak özellikle antrepo beyannameleri muhteviyatı eşyaların serbest dolaşıma girişi sırasında ödeme şekillerine dikkat etmek gerektiği anlaşılmaktadır. Vade farkı ödenip ödenmediğinin ortaya çıkarılması amacıyla başta ithalatçı ve ihracatçı arasında aktedilen satış sözleşmesindeki özelikle eşyanın bedelinin ödemesine ilişkin şartların incelenmesinin önem arz ettiği düşünülmektedir.

İthalat işlemlerinin denetimi sırasında ortaya çıkabilecek başka bir durum da bazı mükelleflerin serbest dolaşıma giriş işlemine konu TCGB’lerde ödeme şeklini peşin yada vesaik mukabili olarak beyan etmesine ve mal bedelinin ödendiğine dair banka yazısını beyanname ekine eklemelerine rağmen mal bedelinin gerçekte ihracatçının hesabına gönderilmemesidir. Bu olay şöyle meydana gelmektedir. Banka ithalata konu mal bedelini satıcının hesabına transfer etmemesine rağmen transfer yapılmış gibi komisyon karşılığında banka yazısını düzenlemekte yada aynı şubede satıcı adına açılan hesaba gönderilen ihracat bedeli transfere müteakip tekrar ithalatçının hesabına geri gönderilmektedir. Bazen de ithalatçı ihracatçının verdiği yetkiye dayanarak ihracatçının hesabındaki mal bedelini tekrar kendi hesabına aktarmakta ve belli bir süre da sonra bu tutarı tekrar ihracatçının hesabına göndermektedir. Burada ithalattan önce gerçek bir para hareketi olmamakta fiktif bir işlem yapılmaktadır ve mal bedeli eşyanın serbest dolaşıma girmesinin ardından gönderilmektedir. İhracat bedelinin beyan edildiği gibi malın serbest dolaşıma sokulmasından önce değil, eşyanın serbest dolaşıma girdikten belli bir süre sonra ödenmesi nedeniyle bu ödeme şekli peşin ya da vesaik mukabili olmamakta mal mukabili olmaktadır. İthalatta mal mukabili ödeme şeklinde de Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesintisi yapıldığı gözönüne alındığında gümrük denetlemeleri sonucunda bu tür durumlara dikkat edilmesi gerekmektedir. Bu tür durumlarla aynı zamanda ödemenin belli bir vadeden sonra yapılması nedeniyle vade farkı ödenip ödenmediği araştırılmalıdır. İthalata konu mal bedellerinin ödenmesi ile ilgili fiktif işlem yapan ve gerçek ödemeyi sonradan yapan ithalatçıların banka hesap hareketleri ve muhasebe kayıtlarının detaylı incelenmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

Uluslararası ödeme şekillerinin farklılığı her yönteme ilişkin olarak bankalarca farklı komisyon ücretleri tahsil edilmesi sonucunu doğurmaktadır. Özellikle akreditif işlemlerinde banka komisyonları yükselmektedir. Bu nedenle banka komisyonlarının ithalatta gümrük vergisi ve KDV matrahına katılıp katılmayacağı konusu da önem arz etmektedir. 4458 sayılı Gümrük Kanununun 27. maddesinde “Satın alma komisyonları dışındaki komisyonlar ve tellaliye”’nin gümrük kıymeti belirlenirken, ithal eşyasının fiilen ödenen veya ödenecek fiyatına yapılacak ilavelerden olduğu hükme bağlanmıştır. Banka komisyonlarını bu bağlamda düşündüğümüzde bu giderlerin malın teminine esas giderlerden olmadığı ve dolayısıyla da gümrük kıymetine ilave edilemeyeceği düşünülmektedir. Aynı şekilde KDV açısından durumu incelediğimizde 3065 sayılı KDV Kanununun 17/4. maddesinin “e” bendinde banka ve sigorta muameleleri kapsamına giren işlemler KDV’den istisna tutulacağı hükme bağlamıştır. Bu nedenle mal bedellerinin transferi dolayısıyla ödenen banka komisyonlarının aynı kanunun 21. maddesinde belirtilen ithalatta matrah unsurlarına dahil edilemeyeceği düşünülmektedir.

Sonuç

İhracat ve ithalat işlemlerinin denetimi sırasında ödeme şekillerinin önemi incelenmiş olup, ihracat işlemlerinin incelenmesinde dikkat edilecek hususlardan birisi ihracat bedellerinin yurda getirilme süreleri ve terkin işlemleridir. Çünkü yapılan ihracatın gerçekleşmiş olduğunun tevsikinin ana unsurlarından birisi ihracat bedelinin yurda getirilmesidir. Belirtilen sürelerde mücbir sebepler ile haklı durumlar dışında ihracat bedelinin yurda getirilmemiş olması ihracatın gerçekliğini şüpheye düşürmektedir. Ayrıca mal bedeli 100.000 USD’ın altında olan ihracatların bedellerinin yurda getirilme mecburiyetinin bulunmaması da denetlemelerde önem arz etmektedir.

Ödeme şeklinin belirlenmesi gümrük idarelerinin ithalatı yapılan eşyanın vergi matrahına esas alınacak gümrük kıymetinin belirlenmesinde önem arz etmektedir. Çünkü uluslararası ticarette satış sözleşmesi konusu malın bedelinin peşin olarak ödenmemesi, malın alıcının eline geçmesinden sonra ödenmesi durumunda, bu paranın satıcı tarafından alıcıya sağlanan bir kredi vazifesi görmesi dolayısıyla alıcı tarafından faiz ödemesi sözleşmelere eklenen bir teamül haline dönüşmüştür. Ödenen bu faiz eşyanın gerçek kıymetinin tespitinde kullanılmakta ve mevzuat uyarınca tahsil edilmesi gereken Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu’nun belirlenmesini sağlamaktadır. Bu nedenle ithalat ve ihracata konu mal bedellerinin ödenmesi ile ilgili olarak başta ithalatçı ve ihracatçı arasında düzenlenen satış sözleşmesindeki özelikle eşyanın bedelinin ödemesine ilişkin şartların incelenmesi ve ithalatçıların banka hesap hareketleri ile muhasebe kayıtlarının detaylı incelenmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynakça

1. ONURSAL, Erkut, “Dış Ticaret İşlemleri ve Uygulama” Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri
2. ŞAHİN, Mehmet, “Bütün Yönleriyle İhracat Gümrük İşlemleri” Gümrük Kontrolörleri Derneği
3. GÜNEY, Yusuf, “ Tek Tip Gümrük Beyannamesiyle İthalat Gümrük İşlemleri” Gümrük Kontrolörleri Derneği
4. USTA, Nedim, “İhracat Bedellerinin Ödenme Şekilleri” İGEME Yayınları.
5. ATAMAN, Ümit, SUMER, Haluk “Dış Ticaret İşlemleri ve Muhasebesi” Türkmen Kitapevi
6. SEYİDOĞLU, Halil, “Uluslararası İktisat” Turhan Kitapevi
7. ERDEMOL, Haluk, “Bankalarda Dış Ticaret İşlemleri ve Uygulama” Akbank Ekonomi Yayınları
8. ONURSAL, Erkut, “İhracat El Kitabı”
9. GERNİ, Cevat, “Dış Ticarette Ödeme Yöntemleri“
10. AKA, Bahar, “Uluslararası Ödeme Şekilleri” İGEME Yayınları
11. DOGAN, Vahit, “Uluslararası ticarette ödeme aracı olarak akreditif.” Yetkin Yayınları
12. ERYÜREK, Senay, “Uluslararası Ticarette Ödeme Şekilleri ve Vesaik” Anadolu Bankası Eğitim Yayınları
13. ONURSAL, Erkut, “Dış Ticaretin Finansmanı” , http:// www.dtm.gov.tr
14. “Dış Ticarete Ait Uluslararası Ödeme Şekilleri” , http:// www.akademigumruk.com.tr
15. ŞAHİN, Arif, “İhracatta Ödeme Şekilleri”, www.igeme.gov.tr
16. TÖREMİŞ, Faruk, “İthalatta KDV Üzerine..., Gümrük Dünyası Dergisi, Gümrük Kontrolörleri Derneği

 

Gümrük Kontrolörleri Derneği Web Sitesi - 2011 - Her Hakkı Saklıdır - Tasarım İnfosoft