Takvim
GÜMRÜK DÜNYASI DERGİSİ / Sayı 52 / Makaleler

HİZMET TİCARETİNİN SERBESTLEŞTİRİLMESİNİN FAYDALARI ve KARŞILAŞILAN ENGELLER

Yusuf ÇELİK
Stj. Hazine Kontrolörü

1. Giriş
Hizmetler uzun yıllar boyunca iktisadi literatürde ticarete konu olmayan mallar olarak tanımlanmıştır. Ancak özellikle teknolojideki gelişmeler nedeniyle hizmetlerin, zaman içerisinde kavramsal niteliği ve ekonomiler içerisindeki önemi değişmiştir. Hizmetler, bugün ekonomilerin gerek GSMH, gerekse de istihdam itibariyle en büyük sektörü konumundadır. Günümüzde uluslararası ticarette hizmetler ticaretinin serbestleştirilmesi yönünde bir trend mevcuttur ve özellikle gelişmiş ülkeler bu konuda tam liberalizasyonu hedeflemektedirler.

Bu çalışmamızda öncelikle hizmet arz şekillerine, izleyen bölümlerde ise hizmet ticaretinin serbestleştirilmesinin dünya ekonomisine, bölgesel ekonomilere (Avrupa Birliği) ve sektörlere sağlayacağı katkı konusunda yapılan ampirik çalışmalara değinilerek hizmet ticaretinin serbestleştirilmesinin önünde mevcut olan engeller, hizmet arz şekilleri itibariyle sınıflandırılacak ve ülkemizin durumunu da içeren kısa bir değerlendirme yapılacaktır.

Hizmet ticaretinin serbestleştirilmesinin ülkemiz ekonomisi üzerine etkilerini konu eden herhangi bir ampirik çalışmanın henüz yapılmamış olması nedeniyle, çalışmamızda ülkemizin bu süreçten nasıl etkileneceği üzerinde durulmayacaktır. Ancak bu çalışma ile ülkemizin, hizmetlerin tam liberalizasyonu sürecinden nasıl etkileneceği konusunda yapılması gereken ampirik çalışmalara dikkat çekilmesi amaçlanmaktadır.

2. Hizmet Arz Şekilleri
Genel Hizmet Ticareti Anlaşması (General Agreement on Trade in Services -GATS-) kapsamında hizmet ticareti, hizmet arz edenin gerçek kişi veya tüzel kişi olmasına ya da hizmet sunucusu ve hizmetten yararlananların seyahat edip etmemelerine göre dört ana başlık altında geniş bir yelpazede sınıflandırılmıştır. Hizmet arzı şekilleri itibariyle, hizmetlerin sınıflandırılmasında gidilen bu dörtlü ayrım şu şekildedir:
Sınır ötesi ticaret (Cross border supply): Mal ticaretine benzer bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Hizmeti sunan ile hizmetten yararlanan farklı üye ülkelerin vatandaşlarıdır. Ancak ne hizmet sunucusu ne de hizmetten yararlanan farklı bir ülkeye gitmek durumundadır. Telekomünikasyon ve uluslararası taşıma hizmetlerinde olduğu gibi sadece hizmet, sınırlar ötesi hareket eder. Türkiye’deki bir mimarlık firmasının, İsviçre’deki müşterisinin istekleri doğrultusundan bir bina tasarlaması ve bu tasarıyı İsviçre’ye göndermesi sınır ötesi ticarete bir örnektir.
Yurtdışında tüketim (Consumption abroad): Üye bir ülke içerisinde diğer üye ülkelerin vatandaşlarına hizmet sunulmasıdır. Hizmetten yararlananın bu hizmeti elde edebilmesi için fiziki olarak başka bir ülkeye gitmesi gerekmektedir. Turizm ve yurtdışında gemi tamirciliği hizmetleri bu kapsama girmektedir.
Ticari varlık (Commercial presence): Üye ülke hizmet sunucusunun başka bir üye ülke içerisinde herhangi bir ticari varlık kurması suretiyle hizmet sunmasıdır. Yabancı bir bankanın ülke içerisinde şube açarak bankacılık hizmeti vermesi (örneğin Türkiye’deki HSBC Bank Şubeleri), ortak girişim faaliyetleri, temsilcilik bürolarının kullanılması ticari varlık tarzı hizmetlere girmektedir.
Gerçek kişilerin varlığı (Presence of natural persons): Üye ülke hizmet sunucusu gerçek kişinin başka bir üye ülkeye giderek hizmet sunmasıdır. Danışmanların, doktorların, girişimcilerin, çevirmenlerin… vs. başka bir ülke sınırları içerisinde hizmet sunmaları bu kapsamda değerlendirilmektedir.
3. Hizmet Ticaretinin Serbestleştirilmesinin Faydaları
Hizmet ticaretinin serbestleştirilmesinin ekonomiler veya sektörler açısından somut sonuçlarının neler olduğu/olacağı konusuna geçmeden önce bu konuda yapılan çalışmaların karşı karşıya bulunduğu en temel soruna değinmek gerekmektedir. Hizmet ürünlerinin uluslararası ticarette dört farklı sunum şeklinin olması ve hizmet kapsamına giren faaliyetlerin Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Sekretaryası tarafından belirlenmesi* beraberinde veri sorunlarını da getirmektedir. Bu veri sorununu ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalar yapılıyor olmakla birlikte, günümüzde kullanılan hizmet ticareti alanındaki istatistiki ölçütler GATS’da yer alan hizmet sunum şekilleri sınıflandırmasına ve DTÖ tarafından yapılan hizmetler sınıflandırmasına uygun nitelikte değildir. Bu durum, halihazırda uluslararası hizmet ticaretinin serbestleştirilmesi durumunda ekonomilerin, sektörlerin veya ülkelerin sağlayacağı refah artışının net olarak hesaplanabilmesinin önündeki temel engellerden biridir.
Bununla birlikte yapılan ampirik çalışmalar ile uluslararası alanda hizmetler ticareti önündeki engellerin bertaraf edilmesi durumunda, ülkelerin sağlayacağı refah artışının veya sektörlerin elde edeceği büyümenin boyutları üzerinde durulmuştur. Bu konuda, küresel, bölgesel (Avrupa Birliği -AB-) veya telekomünikasyon hizmetleri, mali hizmetler, taşımacılık hizmetleri ve eğitim hizmetleri gibi sektörel bazlı çalışmalar yapılmıştır.
3.1. Avrupa Birliği ve Avrupa Ülkeleri Kapsamında Yapılan Çalışmalar
Avrupa Birliğinde hizmetler sektörünün büyük bir kısmını kapsayacak bir Taslak Direktif hazırlanmış ve Komisyon tarafından görüşülmek üzere Parlamento ve Konsey’e sunulmuştur. Henüz taslak halindeki bu Direktif’in AB genelinde veya Üye Ülkeler üzerinde etkileri konusunda farklı tarihlerde farklı çalışmalar yapılmıştır. Bu konudaki ilk çalışma olan “Kapsamlı Etki Değerlendirmesi” (Extended Impact Assessment) Taslak Direktif ile birlikte sunulmuştur. Taslak Direktifin tam uygulanması durumunda doğrudan yabancı yatırımlarda ve sınır ötesi ticarette meydana gelecek değişmeleri hesaplayan bu konudaki ikinci çalışma Merkezi Planlama Teşkilatı Belçika Ofisi (Dutch Bureau for Economic Policy Analysis - CPB) tarafından hazırlanmıştır. Bu çalışmaya göre, Taslak Direktifin yürürlüğe girmesi durumunda, uluslararası alanda mesleki hizmetler ticaretinde %15 - %35 arasında, doğrudan yabancı yatırımlarda ise %20 ile %35 arasında bir artış olacaktır.
Hizmetler Direktifinin AB genelinde ekonomik etkilerini analiz eden diğer bir çalışma da Kopenhag İktisat Enstitüsü tarafından hazırlanmıştır. Bu çalışmaya göre Direktifin uygulamaya geçirilmesi durumunda AB genelinde %0,6 oranında ekonomik büyüme artışı, %0,3 oranında ise istihdam artışı sağlanacak böylece 600.000 kişi için yeni iş imkanı doğacaktır. Ekonomideki büyümeye bağlı olarak reel ücretlerde %0,4 oranında artışın yanı sıra sermaye getirisinde %1 artış sağlanacaktır.
3.2. Küresel Çalışmalar
Hizmetler ticaretinin serbestleştirilmesinin küresel refaha katacağı payın, yaklaşık olarak mal ticaretinin (tarım ve imalat) önündeki bariyerlerin tam kaldırılması neticesinde sağlanacak refah artışı büyüklüğünde olacağı varsayılmaktadır. Dee ve Hanslow tarafından yapılan bir çalışmada, Uruguay Turu öncesindeki ticaret bariyerlerinin tamamen kaldırılması sonucu dünya genelinde yıllık 260 milyar ABD Doları civarında bir refah artışı olacağı hesaplanmıştır. Bu artışın 50 milyar ABD Doları tarım ürünleri ticaretinin serbestleştirilmesinden, 80 milyar ABD Doları sanayi ürünleri ticaretinin serbestleştirilmesinden kaynaklanacaktır. Toplam refah artışının yarısına eşit olan 130 milyar ABD Doları ise hizmet ticaretinin önündeki engellerin kaldırılmasın kaynaklanmaktadır.
Hizmetlerin serbestleştirilmesi sonucu gelişmekte olan ülkeler, gelişmiş ülkelere kıyasla daha fazla refah artışı elde etmektedirler. Hizmetler sektöründeki korumacılık %25 azaltıldığında, ABD ve Japonya için sağlanacak refah artışının GSMH’nın yüzdesi olarak ifade edildiğinde %1,2’ye, Avrupa Birliği için ise %1’e tekabül edeceği varsayılmaktadır. Aynı oran diğer Asya Ülkeleri için %3, gelişmekte olan ülkeler için %2,5 ve Hindistan için %1,4 olacaktır. OECD ülkeleri için hizmetler ticaretinin serbestleştirilmesinden kaynaklanan ekstra kazanç mal ticaretinin serbestleştirilmesinden kaynaklanandan daha fazladır.
ABD, hizmetler alanında 1995 öncesi ve sonrası serbestleşmeden büyük oranda yararlanmıştır. DTÖ verilerine göre ABD’de GATS’ın 1995’te yürürlüğe girmesinden sonra hizmet ticareti ortalama % 9 civarında artış göstermiştir.
3.3. Sektörel Çalışmalar
Literatürde telekomünikasyon hizmetleri, mali hizmetler, taşımacılık hizmetleri ve eğitim hizmetleri gibi sektörler itibariyle yapılan ve hizmetler ticaretinin liberalizasyonun bu sektörlerde meydana getirdiği büyümeyi konu alan çalışmalar da mevcuttur. Bu çalışmalardan bazıları şu şekildedir:
Uluslararası Telekomünikasyon Birliğinin (ITU) 2000 yılında yapmış olduğu sektörel çalışmada , Telekomünikasyon sektöründeki anahtar göstergelere bakıldığında, telekomünikasyon hizmetleri piyasasının açık piyasa haline gelmesinde Temel Telekomünikasyon Anlaşmasının (Agreement on Basic Telecommunications -ABT) önemli rol oynadığı vurgulanmıştır. Bu konudaki en güzel örnek mobil iletişim cihazlarıdır. 1999 yılında bu sektörden elde edilen küresel gelir 192 milyar ABD Doları iken bu tutar 2000 yılında %25’lik bir artış ile 230 milyar ABD Dolarına yükselmiştir. 1997 yılında dünya genelinde 214 milyon cep telefonu abonesi bulunurken 2000 yılında toplam abonesi sayısı 650 milyon, 2005 yılında ise bu rakam çarpıcı bir düzeyde 2.2 milyar olarak gerçekleşmiştir.
Van Grasstek çalışmasında DTÖ bünyesinde, temel telekomünikasyon hizmetleri için piyasaya giriş koşullarını düzenleyen uzatılmış görüşmelerin sonucu bağlandığı 1997 yılı ve sonrası dönem ile 1997 yılı öncesi dönemlere ait verileri analiz etmiştir. Buna göre 1982 yılında Japonya’ya yapılan 7 dakikalık bir görüşmenin maliyeti 23,64 ABD Doları iken 1999 yılında en ucuz tarife üzerinden (AT&T) sağlanan bu görüşmenin maliyeti %85,8 oranında bir indirim ile 3,36 ABD Doları olmuştur. Aynı dönemde İngiltere – Amerika görüşme tarifeleri de %95 gibi şaşırtıcı bir oranda düşmüştür. Benzer şekilde 1983’ten 1996’ya kadar 13 yıllık bir süreçte Japonya – İngiltere görüşme tarifeleri %55,7 ile % 60,3 arasında düşerken sadece bir yıl sonra 1997’de bu düşüş oranı %67,3 ile %86,8 olarak gerçekleşmiştir.
APEC tarafından Filipinler telekomünikasyon sektörünün liberalizasyonu konusunda yapılan bir çalışmada yapılan reformların oldukça isabetli olduğu üzerinde durulmuştur. Yeni programın uygulanması ile birlikte 1993 yılında 1 milyon civarında olan telefon hatları sayısı 1998 yılının ilk yarısında 6,5 milyona çıkmıştır. Yeni program sayesinde cep telefonu hizmetleri düzenli bir şekilde artmış ve ülkenin her tarafına yayılmıştır.
Hufbauer ve Warren tarafından yapılan çalışmada Amerika için hava taşımacılığında deregülasyon işlemlerinin etkileri incelenmiştir. Buna göre uzun mesafe uçuşlarında ilk defa deregülasyon yapan ülke olan Amerika’da (1982 fiyatları ile) 1970 yılında mil başına uçuş ücreti 14,4 cent iken bu rakam 1997 yılında 7,89 cente düşmüştür.
APEC tarafından 1998 yılında Şili’de finansal sektör reformlarının etkileri üzerine bir çalışma yapılmıştır. Reformlar bu ülkede bankacılık sistemini oldukça güçlendirmiştir. 1989 – 1997 yılları arası dönemde bankaların toplam mevduatı 350 milyon ABD Dolarından 12.2 milyar ABD Dolarına, çalışan kişi başına düşen kredi tutarı 27 bin ABD Dolarından 490 bin ABD Dolarına yükselmiş ve reel faiz oranları %40 seviyelerinden %9 seviyesine düşmüştür. Bununla birlikte reformlar neticesinde elde edilen toplumsal faydanın arasında gelişmiş bankacılık hizmetlerinin elde edilmesi, kredi kullanım kapasitesini arttırılması ve verimli ekonomik faaliyetler için daha uygun yapıda fonların sağlanması da sayılabilmektedir.
4. Hizmet Ticaretinin Serbestleştirilmesinin Önündeki Engeller
Uluslararası mal ticaretinin önündeki engellerin belirlenmesindeki kolaylığın aksine hizmet ticaretinde bu engellerin belirlenmesi oldukça zordur. Hizmet ticaretindeki engeller genel itibariyle tarife dışı nitelikte olup hizmet ticareti verilerindeki eksikliklerden dolayı bu engellerin kısıtlayıcı etkilerinin belirlenmesi de oldukça zordur. Yasal düzenlemeler, izin prosedürleri, ticari şirket kuruluş zorlukları, sermaye ve emek hareketleri sınırlamaları hizmet ticaretinin önündeki temel engellerdendir.
Hizmet ticaretinin önündeki engellerin sınıflandırılmasında farklı ayrımlara gidilebilinir. GATS’da öngörülen hizmet sunum biçimleri itibariyle engellerin sınıflandırmasına bakıldığında şu hususlar göze çarpmaktadır:
Sınır ötesi ticaret yöntemiyle sunulan hizmetlerin önündeki engeller:
? Hizmet sunumu için izin, lisans ve yetki alma zorunlulukları,
? Özel yasal düzenlemeler nedeniyle sınırlı erişimleri bulunan servis sağlayıcıları (internet hizmetleri…)
? Sınır ötesi transferine izin verilmeyen sermaye hareketleri, ödemeler ve kredi kartı kullanımı,
? Ticari varlıklarda yerel ortak edinme veya belirli markalar bulundurma zorunluluğu,
Yurtdışında tüketim yöntemiyle sunulan hizmetlerin önündeki engeller:
? Ticari varlıklarda sadece belirli markalar veya yerel ortaklı şirketlere izin verilmesi,
? Özel yasal düzenlemeler nedeniyle sınırlı erişimleri bulunan servis sağlayıcıları (internet hizmetleri…)
? Sınır ötesi transferine izin verilmeyen sermaye hareketleri, ödemeler ve kredi kartı kullanımı
Ticari varlık yöntemiyle sunulan hizmetlerin önündeki engeller:
? Yatırım onayı engelleri;
- Ekonomik ihtiyaçlar testine veya “net ulusal fayda” testine dayalı yabancı yatırım onayı,
- Kamu kurumları veya kamusal işler ile yeni özelleştirilmiş şirketler veya devletle sözleşmeye dayalı hizmetler konusunda yapılacak yabancı yatırımlar için özel şartların bulunması, özel izin alınması zorunluluğu,
- Mülkiyetin tamamen veya çoğunluk olarak yabancılara ait olduğu durumlarda izin alınması zorunluluğu veya böyle durumlarda yerel ortak zorunluluğu,
- Yeni şirket kurulmasının yasaklandığı veya sınırlandırıldığı, sadece azınlık hissesinin devredilebileceği durumlar,

? Yabancı şirketin yasal yapısından kaynaklanan sorunlar;
- Sadece bir yasal tipe izin verilmesi (örneğin ortak girişim faaliyetleri, özel nitelikli limitet şirketi)
- Yabancı şirketlerin doğrudan şube kurmalarına izin verilmemesi, şubeler için coğrafi konum ve sayı sınırı getirilmesi,
- Sadece temsilci bürosuna izin verilmesi,

? Vatandaşlık ve yerleşme zorunluluğundan kaynaklanan sorunlar;
- Yönetim kurulunun veya üst düzey yöneticilerin en az %50’sinin yerel ülke vatandaşı olma zorunluluğu,
- Yabancı şirketin yerel acentesinin sürekli yerleşik olması zorunluluğu,
- Faaliyet lisansı için önceden ikamet zorunluluğu getirilmesi, lisans olmaksızın ikamete izin verilmemesi,

Gerçek kişilerin varlığı yöntemiyle sunulan hizmetlerin önündeki engeller:
? Sadece belirli özellikteki kişilere izin verilmesi, süre sınırlaması veya koşulların belirlenmediği ve keyfi veya ayrımcılığa dayalı uygulamalar,
? Uzmanlık veya mesleki yeterliliğin tanınmasında yerel eğitim veya yerel sınavı geçme zorunluluğu,
? Yabancı şirketlerde çalışan yabancı ülke vatandaşlarına tecrübe, nitelikler gibi hususlara bakılmaksızın sayısal sınırlama gerilmesi (örneğin %70’i geçememeleri)
? Serbest meslek hizmetleri çalışanlarına izin verilmemesi.

5. Sonuç

Hizmetler sektörü gelişmiş ekonomilerin en büyük sektörü konumundadır. Yapılan ampirik çalışmalar göstermiştir ki uluslararası ticarette hizmetler sektörünün önündeki engellerin kaldırılması ekonomilerde önemli düzeyde bir refah artışı sağlayacaktır. Bu nedenle, hizmetler sektörünün potansiyelinden daha fazla yararlanmak amacıyla dünya genelinde hizmetlerin serbestleştirilmesine yönelik bir süreç başlamıştır. DTÖ’nün kurucu anlaşmalarından biri olan Genel Hizmet Ticareti Anlaşması’nın nihai hedefi uluslararası hizmetler ticaretinin tam liberalizasyonudur. Aynı şekilde Avrupa Birliği içerisinde hizmetlerin serbest dolaşımını sağlamaya yönelik çalışmalar devam etmekte olup bu çalışmalar neticesinde, AB içerisinde hizmetlerin tam liberalizasyonu hedeflenmektedir. Ülkemizin de hizmetlerin serbestleştirilmesi konusunda gerek DTÖ’ye, gerekse de AB’ye taahhütleri olmuştur ve Türkiye imzaladığı uluslararası anlaşmalar ile nihai hedef olarak hizmetlerin tam liberalizasyonunu hedeflediğini belirtmiştir. Bununla birlikte hizmetler ticaretinin serbestleştirilmesinin ülkemiz ekonomisine veya belirli sektörlere yapacağı katkının boyutları üzerinde maalesef henüz ayrıntılı çalışmalar yapılmamıştır. Bu çalışmaların bir an önce yapılması, ülkemizin uluslararası hizmetler ticaretinin serbestleştirilmesi sürecinde daha doğru yol kat edebilmesi açısından hayati önem taşımaktadır.

KAYNAKÇA

APEC, The Impact of Liberalisation: Financial Services Sector in Peru, (November), Singapore, 1998
ANDREW, Dale, Services Trade Liberalization: Assessing The Environmental Effects, Commission on Environmental Cooperation's Symposium on Understanding the Linkages between Trade and Environment
APEC, The Impact of Liberalisation: telecommunications industry in the Philippines, Singapore, 1998
CHADHA, R., “GATS and Developing Countries: A Case Study of India”, mimeo, New Delhi: National Center for Advanced Economic Research, 1999
DEE, P. and K. HANSLOW, “Multilateral Liberalisation of Services Trade”, Canberra: Australian Productivity Commission, 1999
Directive Of The European Parliament And Of The Council, On Services In The Internal Market, [SEC(2004) 21]
HUFBAUER, Gary C. ve WARREN, Tony (1999), “The Globalization of Services: What Has Happened? What Are the Implications?”, Mimeo, Washington, D.C.: Institute for International Economics
International Telecommunication Union, Key Indicators for the World Telecommunication Service Sector, Geneva, 2000
Ivo Kameš, Proposal for the Directive on Services in the Internal Market
MIZRAK, Nihal, Uluslararası Hizmet Ticaretinin Serbestleştirilmesi ve GATS: İktisat Politikası Sorunları ve Çözüm Önerileri
OECD Secretariat's Indicative List of Barriers to Trade in Environmental Services (Annex 5, COM/TD/ENV(00)86/FINAL).
VAN GRASSTEK, Craig, “Globalized Trade in Services: The Benefits for Consumers, Producers and Society”, Mimeo, Washington D.C.: Washington Trade Reports, 2001
WTO, General Agreement on Trade in Services

 

Gümrük Kontrolörleri Derneği Web Sitesi - 2011 - Her Hakkı Saklıdır - Tasarım İnfosoft