GÜMRÜK İŞLEMLERİNDE SONRADAN KONTROL
Haldun YAĞAN
Gümrük Başkontrolörü
1. Giriş
Özellikle İkinci Dünya Savaşının ardından şekillenen yeni dünya düzeninde, uluslararası ticaretin belirli normlara kavuşturulması amacıyla önemli uluslararası girişimler başlamıştır. Ülkeden ülkeye değişen farklı kural ve uygulamalar, gümrük idarelerinin işleyişindeki sorunlar ve karmaşık yapıların uluslararası ticareti engellediği düşüncesinin etkisiyle bu girişimlerde gümrük işlemlerinin basitleştirilmesi, kural ve uygulamaların standartlaştırılması ön plana çıkan konular arasında olagelmiştir. Uluslararası çalışmalar sonucunda, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT), Gümrük İşbirliği Konseyi (CCC), Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD), Dünya Gümrük Örgütü (WCO), Dünya Ticaret Örgütü (WTO) gibi organizasyon ve örgütlenmeler uluslararası ticarete yön vermişlerdir. Ayrıca Avrupa Birliği’nin de bu süreçte çok önemli etkileri olmuştur. Özellikle Dünya Gümrük Örgütü bünyesinde imzalanan ve 1974 yılında yürürlüğe giren ‘Gümrük Rejimlerinin Basitleştirilmesine ve Ahenkleştirilmesine İlişkin Uluslararası Sözleşme (Kyoto Sözleşmesi)’ gümrük işlemlerinin basitleştirilmesi yönünde önemli bir organizasyon olmuştur.
Gümrük işlemlerinin basitleştirilmesi, uluslararası ticaretin önündeki engellerin ortadan kaldırılması veya azaltılması düşüncesi ve çalışmalarının önemli adımlarından birisi de gümrük kontrolünün sonradan yapılmasını sağlayan ‘sonradan kontrol’ sistemidir. Yazımızda sonradan kontrolün ne olduğu ve nasıl uygulanabileceği ile ilgili hususlar ortaya konulmaya çalışılacaktır.
2. Sonradan Kontrol Nedir ?
Beyannamedeki bilgilerin doğruluğunu ve işlemlerin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını saptamak amacıyla, eşyanın ithal ve/veya ihraç işlemlerinin ve/veya sonraki ticari işlemlere ilişkin ticari belge ve verilerin gümrük işlemlerinin bitirilmesinden sonra kişilere ait yerlerde kontrolüdür.
Konu daha derinlemesine incelenecek olursa; bir yoruma göre; sonradan kontrol kavramı yapılması gereken kontrolün ertelenmiş olarak, daha sonra yapılmasını ifade eder. Gümrük işlemlerinde sonradan kontrol; gümrük muayene ve denetiminin, işlemlerin yapıldığı gümrük idaresinden ziyade, kaynağında yani firmada yapılmasını ifade etmektedir. Yani gümrük işlemleri gümrük idarelerinden gümrük bölgesine kaydırılmakta ve yayılmaktadır. Ancak, gümrük denetiminin gümrük kapı ve idarelerinden gümrük bölgesine kaydırılabilmesi için, destekleyici bazı düzenleme ve uygulamaların da paralel olarak hayata geçirilmesi gerekmektedir. Örneğin; 4458 sayılı Gümrük Kanununda yapılan “gümrük bölgesi” tanımı hareket alanı açısından sonradan yapılacak kontrollere imkan vermektedir. Diğer taraftan, gümrük denetiminin ertelenmiş olarak veya sonradan yapılacak olması ve yapılması, gümrük idaresinde sadece giriş-çıkış kaydının yapılması ile yetinilebileceğini gösterir. Bununla paralel olarak; sonradan kontrol için kontrolün yapılacağı firmanın ve bu firmanın yaptığı işlemlerin kaydının (muhasebe kayıtlarının) mevcut olması gerekecektir.
Diğer bir yönden ise sonradan kontrol; işlemlerin kaynağında yani firmada denetlenmesidir. Bu ise etkinlik ve verimlilik açısından tercih edilecek bir uygulamadır. Çünkü; bir firmanın işlemlerinin kaynağında denetlenmesi, o firmanın işlemlerinin gümrükte denetlenmesinden çok daha etkili bir yöntemdir. Zira, o firmanın işlemlerinin tümünün gümrük kapısında veya idaresinde denetimi de mümkün değildir. Denetimin firmada yani kaynağında yapılması, kaç değişik gümrük idaresiyle muhatap olursa olsun firmanın işlemlerinin belli bir düzen içerisinde olmasını sağlayacaktır. Dolayısıyla, gümrük kapısında veya idaresinde denetim yapılmaması çok önemli olmayacaktır. Diğer taraftan, denetlenecek firmaların seçimi yine etkinlik, verimlilik ve fayda/maliyet açısından son derece önemlidir. Bu seçimin yapılabilmesi firmalara ilişkin verilerin toplanarak analize tabi tutulmasını gerektirecektir. Dolayısıyla firmalara ilişkin “veri bankaları”nın oluşturulması, denetimin yapılması kadar önem arzetmektedir.
Sonradan kontrol; gümrük işlemlerinin ve bu işlemlerle bağlantılı diğer hesap kayıt ve belgelerin kontrolünü kapsamaktadır. Yani yalnızca ithalat ve ihracat işlemi değil gümrükle ilgili (antrepo, menşe, kıymet, onaylanmış kişi vb) tüm işlemlerin kontrolü söz konusudur. Sonradan kontrol, sadece firmaların yaptığı işlemlerin kontrolü değil, yapacağı işlemlere ilişkin hem kontrol hem de bilgi alış-verişinin yapılmasını da kapsar. Yine gümrük işlemleriyle bağlantılı muhasebe kayıtlarının, kambiyo hareketlerinin, çalışanların mevzuat bilgilerinin kontrolünü de içerir. Bu anlamda etkili ve verimli sonuç alınması için sonradan kontrol yapacak kişilerin gümrük mevzuatının yanı sıra, muhasebe bilgisi konusunda da eğitim almış olması gerekmektedir. Diğer bir anlayışa göre, sonradan kontrol kavramı her ne kadar gümrük idaresinde yapılması gereken denetimin daha sonra yapılması olarak algılanmakta ise de, bu kavramın içinde firmanın gümrük işlemleriyle ilgili bütün işlemlerinin kontrolü de yer almaktadır.
Sonradan kontrol, gümrük idaresince gerçekleştirilmesi gereken kontrol (denetim) işleminin ertelenmiş olarak, daha sonra yapılması olarak tanımlanabilir. Gümrük muayene işlemi ve denetiminin, işlemlerin gerçekleştirildiği gümrük idaresinde değil yükümlülere ait yerlerde yapılmasıdır. Burada gümrük işlemlerinin gümrük idarelerinden gümrük bölgesine kaydırılması, yayılması söz konusudur. Yani bir diğer anlatımla sonradan kontrol; gümrük muayene memurlarınca gerçekleştirilen işlemlerin ertelenmiş olarak, yükümlülere ait yerlerde gerçekleştirilmesidir.
2.1. Amaç
Gümrük Kanununun 73’üncü maddesinde, sonradan kontrolün amacı çok kısa olarak; beyannamedeki bilgilerin doğruluğunun ve işlemlerin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığının saptanması olarak belirlenmiştir.
Sonradan kontrol ile amaçlanan hususlar aşağıdaki şekilde sistematik bir biçimde ortaya konulabilir.
• Vergi adaletinin sağlanması,
• Ödenmiş vergilerin doğruluğunun tespiti,
• Usulsüzlüklerin tespit edilmesi,
• Haksız rekabetin önlenmesi,
• Yükümlülere yol gösterici olunması.
2.2. Sonradan Kontrole Tabi Kişiler:
Sonradan kontrol, eşyanın ithal veya ihraç işlemlerini veya sonraki ticari işlemlere ilişkin ticari belge ve verilerin kontrolünün yapılmasını teminen, gümrük işlemleriyle doğrudan ya da dolaylı olarak ilgili bulunan kişiler ile söz konusu işlemlere ilişkin bilgi, belge ve verileri ticari amaçla elinde bulunduran diğer kişileri kapsar.
Kişi Tabiri; gerçek ve tüzel kişiler ile hukuken tüzel kişilik statüsüne sahip olmamakla birlikte yürürlükteki mevzuat uyarınca hukuki tasarruflar yapma yetkisi tanınan kişiler ortaklığını ifade eder.
• Gerçek Kişiler
• Tüzel Kişiler
- Limited Şirketler
- Anonim Şirketler
- Kollektif Şirketler
- Komandit Şirketler
• Hukuki tasarruf yapma yetkisi tanınan Kişiler Ortaklığı
3. Beyanın Kontrolü
Sonradan kontrol kavramını daha iyi bir şekilde ortaya koyabilmek için beyanın kontrolü (gümrük muayene işlemleri) kavramını izah etmenin faydalı olacağı düşünülmektedir. Beyanın kontrolü, Gümrük Yönetmeliği'nin 179’uncu maddesine göre “Beyanın doğruluğunun araştırılması için beyanname ve ekli belgelerin kontrol edilmesi, gerekirse beyan sahibinden beyanın doğruluğunu kanıtlayan belgelerin istenebilmesi, eşyanın muayene (tetkik) edilebilmesi, ayrıntılı muayene veya tahlil yaptırılabilmesi” olarak açıklanabilir. Beyanın kontrolünün gerçekleştirilmesi için, beyannamenin kabulü ile birlikte risk kriterlerine göre bilgisayar sistemi tarafından, gerçekleştirilecek kontrol veya muayenenin türü ve kontrolle görevli memur veya muayene memuru otomatik olarak tespit edilir. Bilindiği üzere, yapılacak kontrol veya muayenenin türü kırmızı, sarı, yeşil ve mavi hatlara göre belirlenir.
• Kırmızı hat; eşyanın fiziki muayenesi ile birlikte belge kontrolünün de yapıldığı hattır.
• Sarı hat; fiziki muayeneye gerek görülmeksizin eşyaya ait beyanname ve eklerinin doğruluğunun ve birbiriyle uygunluğunun kontrol edildiği hattır.
• Mavi hat; eşyanın veya buna ilişkin yazılı beyan ve ilgili belgelerin veya ticari belge ve verilerin sonradan kontrol edildiği hattır.
• Yeşil hat; eşyanın belge kontrolüne veya fiziki muayeneye tabi tutulmadığı hattır.
Bilgisayar sistemine dahil olmayan gümrük idarelerinde, beyanın kontrolünün yapılabilmesi için gümrük idare amirleri veya yetkili kılacakları kişiler tescilden sonra kendilerine gelen beyannameyi inceleyerek yapılacak muayenenin kapsamını, fiziki muayene ya da belge kontrolü şeklinde tespit ederek bu tespiti beyanname üzerinde belirtir.
Muayene, kapların cins, nev’i, marka, numara ve adetlerini, eşyanın vergiye esas olan ağırlık ve diğer ölçüleri ile cins, nev’i, nitelik, menşe ve kıymetinin tespitini kapsar.
4. Gümrük Mevzuatında Sonradan Kontrol
Türk gümrük mevzuatında, gümrük idaresinde yapılacak “beyan kontrolü”nün, daha sonradan yapılmasını öngören düzenleme 1995 yılında gündeme gelmiş 1615 sayılı Gümrük Kanununda değişiklik yapan 26.07.1995 tarihli 22355 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 564 sayılı KHK ile anılan Kanuna “Eşyanın Tesliminden Sonra Beyanın Kontrolü” başlığı ile 68/a maddesi olarak ilave edilmiştir. Ancak 29.12.1995 tarihli 22508 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapan Yönetmelikte bu konuda herhangi bir değişiklik yapılmamış, daha sonra 1998 yılında çıkarılan Bilgisayar Sistemi Bulunan Gümrük İdarelerinde Yürütülecek İşlemlere İlişkin Yönetmeliğin 28’inci maddesinde sonradan kontrol yöntemi ile ilgili düzenleme yapılmış, aynı yıl çıkarılan 21 seri no.lu Gümrük Genel Tebliğinde ise sonradan kontrole tabi olacak ithalatçılarda aranacak şartlar ve bunlara verilecek belgelere ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.
1615 sayılı Gümrük Kanununun yerine 04.11.1999 tarihli, 23866 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 73’üncü maddesinde konu aynı şekilde düzenlenmiştir. Halen yürürlükte olan Gümrük Yönetmeliğinin 207’inci maddesinde; eşyanın tesliminden sonra beyanın kontrolünün nasıl yapılacağı belirtilmiş, mavi hatta giden beyannamelere ilişkin olarak “basitleştirilmiş kontrol yöntemi” kavramı getirilmiştir. Bu yöntemde, beyana ilişkin evrakların muayene memurunca sonradan kontrol edilmesi, belgeler arasında farklılık bulunması halinde ise mümkünse fiziki kontrol dahil muhasebe kayıtlarının incelenmesi mümkündür.
Diğer taraftan; Müsteşarlığımız Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğünce, düzenli olarak merkeze gelen gelir evrakı üzerinde vergiler açısından yapılan kontrol, sonradan kontrol kavramı ve anılan kavrama yüklenilen amaçla uyuşmamaktadır.
4.1. 4458 Sayılı Gümrük Kanunu
Gümrük Kanununun 73 üncü maddesinde konu “Eşyanın Tesliminden Sonra Beyanın Kontrolü” başlığı altında; “1. Gümrük idareleri, eşyanın tesliminden sonra ve beyannamedeki bilgilerin doğruluğunu saptamak amacıyla, eşyanın ithal veya ihraç işlemlerini veya sonraki ticari işlemlere ilişkin ticari belge ve verileri kontrol edebilirler. Bu kontroller beyan sahibine, söz konusu işlemler ile doğrudan ya da dolaylı olarak ticari yönden ilgili diğer kişilere veya belge ve verileri ticari amaçla elinde bulunduran diğer kişilere ait yerlerde yapılabilir. Mümkün olduğu takdirde eşya muayene de edilebilir. 2. Gümrük idareleri, kendi yetkileri doğrultusunda veya beyan sahibinin talebi üzerine, yönetmelikle belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde, beyannamenin düzeltilmesini eşyanın tesliminden sonra da yapabilirler. 3. Beyannamenin incelenmesi veya eşyanın tesliminden sonraki kontrolü sonucunda, ilgili gümrük rejimine ilişkin hükümlerin yanlış veya eksik bilgilere dayanarak uygulandığının saptanması halinde, gümrük idareleri, bu Kanunda yer alan ceza hükümleri saklı kalmak üzere, beyanı yeni bulgulara göre düzeltmek için gerekli işlemleri yaparlar.” şeklinde düzenlenmiş bulunmaktadır.
4.2. Gümrük Yönetmeliği
Gümrük Yönetmeliği’nin 207. maddesinde de Gümrük Kanunu’nun 73. maddesine paralel hükümler yer almaktadır. Ayrıca, bu maddede eşyanın tesliminden sonra beyanın kontrolünde yapılacak işlemlerle ilgili ayrıntılar bulunmaktadır.
Gümrük idareleri, eşyanın tesliminden sonra ve beyannamedeki bilgilerin doğruluğunu saptamak amacıyla, eşyanın ithal veya ihraç işlemlerini veya sonraki ticari işlemlere ilişkin ticari belge ve verileri kontrol edebilirler. Bu kontroller beyan sahibine, söz konusu işlemler ile doğrudan ya da dolaylı olarak ticari yönden ilgili diğer kişilere veya belge ve verileri ticari amaçla elinde bulunduran diğer kişilere ait yerlerde yapılabilir. Mümkün olduğu takdirde eşya muayene de edilebilir.
Kamu kurum ve kuruluşları dahil eşyanın tesliminden sonra beyanın kontrolüne tabi olanlar veya bunlarla muamelede bulunan gerçek ve tüzel kişiler, yetkililerce istenilen belge ve bilgileri temin etmeye mecburdurlar.
Müsteşarlık, eşyanın tesliminden sonra beyanın kontrolü uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yönelik düzenleme yapmaya yetkilidir.
Gümrük idareleri, kendi yetkileri doğrultusunda veya beyan sahibinin talebi üzerine eşyanın risk kriterlerine göre belge kontrolü ve fiziki muayene yapılmadan teslim edilmiş olması halinde, eklenmesi zorunlu belgelerde kayıtlı bilgiler doğrultusunda, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 63 üncü maddesi kapsamında beyannamenin düzeltilmesini teslimden sonra da yapabilirler. Söz konusu düzeltme beyannamenin döküm nüshaları üzerinde yapıldıktan sonra, yapılan düzeltmeye ilişkin açıklama BİLGE ekranına kaydedilir. Ancak,
a) Eşyanın tesliminden sonra beyannamenin incelenmesi sonucu beyan edilen bilgilerin yanlış olduğunun tespit edilmesinden,
b) Beyan sahibine eşyanın tesliminden sonra kontrole tabi tutulacağının bildirilmesinden,
c) Eşyanın kısmen ya da tamamen tüketilmesi, üretime sokulması, satılması ya da devredilmesinden,
sonra beyannamede düzeltme yapılmasına izin verilmez.
Beyannamenin incelenmesi veya eşyanın tesliminden sonraki kontrolü sonucunda, ilgili gümrük rejimine ilişkin hükümlerin yanlış veya eksik bilgilere dayanarak uygulandığının saptanması halinde, gümrük idareleri bu Yönetmelikte yer alan ceza hükümleri saklı kalmak üzere, beyanı yeni bulgulara göre düzeltmek için gerekli işlemleri yaparlar.
Basitleştirilmiş kontrol yöntemi, risk kriterlerine göre, belge kontrolü ve fiziki muayene yapılmadan teslim edilen eşyanın tesliminden sonra gümrük beyannamesi ile ticari belge ve verileri incelenerek, gerektiğinde eşyanın fiziki muayenesinin imalathane, fabrika, özel depo, işyeri ve benzeri yerlerde yapılmasını ifade eder.
Yukarıdaki fıkra kapsamı basitleştirilmiş kontrol yöntemi uygulamasından, B Sınıfı Onaylanmış Kişi Statü Belgesi sahibi bulunan kişiler yararlandırılır. Bunların ticari unvan ve vergi numaraları bilgisayar sistemine tanıtılır.
Risk kriterlerine göre basitleştirilmiş kontrol yöntemine tabi tutulan gümrük beyannamelerinin gümrük idaresi nüshaları basitleştirilmiş kontrol servisinde toplanır. Bu serviste görevli muayene memurları beyanname ve sistem üzerindeki bilgiler ile beyanı tevsik eden belgelerdeki bilgileri karşılaştırır. İlgili muayene memuru tarafından yapılan belge kontrolü sonucunda, uygun sonuç alınması durumunda BİLGE ekranına ve beyannamenin döküm nüshası üzerine “Kontrolü yapılmış ve uygun sonuç alınmıştır” meşruhatı düşülerek beyanname imzalanır.
Muayene memuru yaptığı inceleme sırasında beyanname ve ekli belgeler arasında ciddi bir farklılık görür ve fiziki muayenenin yapılmasına karar verir ise; durumu bir müzekkere ile idari amirine bildirir. İdari amirinin fiziki muayeneyi uygun görmesi halinde, ilgili muayene memuru ile birlikte başka bir muayene memuru veya gümrük memuru görevlendirilir. Bu memurlar eşyanın bulunduğu depo, fabrika veya işletmeye giderek eşyanın fiziki muayenesini yaparlar. Eşyanın bulunduğu duruma göre stok deposunda, üretim bandında, mamul stok ambarında veya firmanın muhasebe kayıtlarında gerekli inceleme yapılarak muayene sonuçları bir tutanağa bağlanır. Bu tutanağa, ilgili işletmeye veya deposuna zarar verilmediği de yazılır ve tutanak görevli gümrük memurları ile firma yetkilisi tarafından imzalanır. Ayrıca, eşyanın gümrük işlemleri veya sonraki ticari işlemlere ilişkin ticari belge ve veriler de kontrol edilebilir.
Müsteşarlık (Gümrükler Genel Müdürlüğü), basitleştirilmiş kontrol yöntemi uygulamasından yararlanmak isteyenlerden aranan koşullarda değişiklik ve yapılacak işlemlere dair ayrıca düzenleme yapabilir.
4.3 Gümrük Genel Tebliği (Seri No: 1)
Sonradan kontrol uygulamalarına ilişkin olarak 23.08.2007 tarihli, 26622 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Basitleştirilmiş Usul ile ilgili 1 seri no.lu Tebliğin ilgili hükümleri de önem arzetmektedir.
Tebliğin 30’uncu maddesine göre; A ve B Sınıfı Onaylanmış Kişi Statü Belgesi sahibi kişilerce talep edilmesi halinde basitleştirilmiş kontrol uygulamasından yararlandırılmalarına izin verilir. Ancak, haklarında Tebliğin 3-1/a maddesinde sayılan kanunlar uyarınca inceleme ve soruşturma başlatıldığı veya bu kanunlar uyarınca suç duyurusunda bulunulup dava süreci devam ettiği öğrenilen kişilerin, bu inceleme ve soruşturma sonuçlanıncaya ya da dava süreci lehlerine sonuçlanıncaya kadar basitleştirilmiş kontrol uygulamasından yararlanmalarına izin verilmez. Bu Tebliğin basitleştirilmiş kontrol uygulamasına ilişkin hükümleri bilgisayar sistemi bulunan gümrük idarelerinde geçerlidir.
Anılan Tebliğin 31’inci maddesinde basitleştirilmiş kontrol uygulamasına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. Bu maddede basitleştirilmiş kontrol yöntemi, risk kriterlerine göre belge kontrolü ve fiziki muayene yapılmadan teslim edilen eşyanın teslimden sonra, gümrük beyannamesi ile ticari belge ve verileri incelenerek gerektiğinde eşyanın fiziki muayenesinin imalathane, fabrika, özel depo, işyeri ve benzeri yerlerde yapılmasıdır şeklinde tanımlanmıştır.
Basitleştirilmiş kontrol uygulamasından yararlanan kişinin yükümlülükleri 32’nci maddede düzenlenmiştir. Buna göre basitleştirilmiş kontrol uygulamasından yararlanmak üzere Onaylanmış Kişi Statü Belgesi verilen kişilerce;
a) 31 inci madde kapsamında yapılacak kontrollerin, doğrudan veya dolaylı olarak ticari yönden ilgili bulundukları kişilere ya da söz konusu belge ve verileri ticari amaçla elinde bulunduran diğer kişilere ait yerlerde yapılmasının gerekli görüldüğü durumlarda, bu kontrolleri olanaklı hale getirecek her türlü kolaylığın sağlanması,
b) Eşyanın fiziki kontrolünün gerekli görülmesi halinde gümrük personeline gerekli kolaylığın sağlanılması,
c) Eşyanın tesliminden sonra beyanın kontrolü için, ithal işlemleri ve sonraki ticari işlemlere ilişkin bütün bilgi ve belgelerin kontrolü yapan gümrük personeline ibraz edilmesi,
Zorunludur. Bu yükümlülüklere uymayan Onaylanmış Kişi Statü Belgesi sahibi kişiler, gümrük ve muhafaza başmüdürlükleri kanalıyla Gümrük Müsteşarlığına bildirilir. Basitleştirilmiş kontrol yetkisinin askıya alınması 33, basitleştirilmiş kontrol yetkisinin geri alınması 34, gümrük idaresince yapılması gereken işlemler 35’inci maddelerde düzenlenmiştir.
4.4. Gümrükler Genel Müdürlüğünün tasarruflu yazısı
Gümrükler Genel Müdürlüğünün 26.03.2003 tarihli 07246 sayılı tasarruflu yazısında; Gümrük Yönetmeliğinin 207’nci maddesi ile Tebliğ çerçevesinde, sonradan kontrol işlemine tabi tutulan beyannamelerden gümrük muayene memurunun yaptığı inceleme sırasında beyanname, ek belgeler ve ekran bilgileri arasında ciddi bir farklılık bulunmayanlar da dahil olmak üzere, Gümrük Müdürlükleri itibariyle üçer aylık dönemleri kapsayacak şekilde; tescil edilmiş sonradan kontrole tabi beyannamelerin belirlenen oranlarda örnekleme yöntemiyle farklı firmalara ait olması da dikkate alınarak, özellikle gümrük vergi oranı, geldiği ülke ve menşe ülke gibi riskli sayılabilecek durumlar göz önünde bulundurularak belirlenen gümrük beyannameleri kapsamı eşyanın, işyeri ziyareti yapılmak suretiyle fiziki muayene, inceleme ve kontrole tabi tutulmasının sağlanması için yeterli sayıda gümrük muayene memuru görevlendirileceği belirtilmektedir.
Görevlendirilen memurların eşyanın bulunduğu depo, fabrika veya işletmeye giderek gümrük muayenesini yapacakları, bu süre içerisinde eşya, malzeme stok deposundan çıkarılmış olması durumunda üretim bandında, üretim bandından çıkmış ise mamul stok ambarında , bu ambardan çıkarılarak satılmış ise firmanın muhasebe kayıtlarında gerekli inceleme yapılarak muayene sonuçlarını bir tutanağa bağlamaları gerektiği hususları ile bu konudaki hususlara detaylı olarak yer verilmiştir.
5. AB ve Sonradan Kontrol :
4458 sayılı Gümrük Kanununun 73’üncü maddesi ile 2913/92 sayılı AB Gümrük Kodunun 78’inci maddesi hükümleri paraleldir. 2454/93 sayılı AB Gümrük Yönetmeliğinde (Komisyon Tüzüğünde) sonradan kontrole ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Sonradan kontrole ilişkin düzenlemeler üye ülkelerce yapılmaktadır. Bu sebeple tüm AB üyesi ülkelerde standart bir düzenleme ve uygulama bulunmamaktadır. Yine örgütlenme konusunda da standart bir yapılanma söz konusu değildir. Bu konularda ve özellikle örgütlenmede üye ülkelerde Roma-Cermen ve Anglo-Sakson hukuk sisteminin veya bunlar dışında başka bir sistemin benimsenmesi belirleyici olmaktadır. Benimsenen hukuk sistemi sonradan kontrolü yapacak kişilerin yetkilerini belirlemede de etkili olmaktadır. Roma-Cermen hukuk sistemini benimseyen ülkelerde inceleme ve soruşturma yetkileri ayrı kişilerde toplanmasına karşılık diğer hukuk sistemlerinde veya diğer bazı ülkelerde inceleme ve soruşturma yetkisinin aynı kişide toplanması söz konusu olmaktadır.
Almanya’da AB Gümrük Kodunun 78’inci maddesinde yer alan düzenlemelerin yanı sıra sonradan kontrol yapanların çalışma usul ve esaslarını belirleyen bir iç düzenleme bulunmaktadır. Bu düzenlemede denetimin başlangıcından sonuçlanmasına kadar yapılacak işlemler belirtilmiştir. Sonradan kontrol elemanları kontrol yetkisini AB Gümrük Kodunun 78 ve Vergi Kanunlarının bazı (md/193-208) maddelerinden almaktadırlar.
Alman Gümrük İdaresinde 1.200 kişiden oluşan ve Başmüdürlük düzeyinde örgütlenen sonradan kontrol elemanları, ithalat tarihinden itibaren 3 yıl geriye giderek firmalarda inceleme yapabilmektedirler. Bu kişilerin soruşturma yetkileri bulunmamaktadır. Soruşturma yapılmasını gerektirir bir konuyla karşılaşılması durumunda yine Başmüdürlük düzeyinde örgütlenen soruşturmacılar konuyu devralmaktadır. Bu yetki ayrımı ulusal mevzuattan kaynaklanmaktadır. Bu kişiler firmalarda; gümrük, tüketim vergileri ve tarım ürünleri konusunda (konulara göre uzmanlaşmış) her türlü kontrol işlemini yapmaktadırlar. İnceleme sonuçları bir rapora bağlanmaktadır.
Denetlenecek firmalar risk analizleri sonuçlarına göre tespit edilmektedir. Sonradan kontrolün belli bir plan çerçevesinde, risk analizlerine dayalı ve şeffaf olarak yapılması amaçlanmaktadır. Bu kriterler çerçevesinde denetlemeye alınacak firmaların seçiminde işlemlerin çokluğu ve büyüklüğü gibi fayda/maliyet analizleri yapılmaktadır. Gümrükte işlem yapan bütün firmalara ilişkin bilgiler birkaç veri tabanında toplanmaktadır. Bu veri bankalarından elde edilen bilgiler bir risk yönetimi birimi tarafından işlenerek riskli olanlar Sonradan Kontrol Birimine iletilmektedir. Firma incelemesi öncesinde seçilen firmaya ait her türlü bilgi edinilmekte, diğer taraftan firma incelemesi sonucunda edinilen bilgiler yine veri sistemine işlenmektedir. Denetim Birimi risk analizleri sonucunda firmaları risk durumuna göre kodlandırmakta ve bu risk durumuna göre kaç yılda bir denetleneceği belirlenmektedir. İnceleme sonuçlarına göre incelenen firmanın risk düzeyi ve kaç yılda bir denetleneceği denetlemeyi yapan denetmenler tarafından tekrar belirlenebilmektedir.
Almanya’da sonradan kontrol personeli idare içerisinde özerk olmakla birlikte Başmüdürlük düzeyinde görev yapmaktadırlar. Dolayısıyla denetim talimatları Başmüdürlükler tarafından verilmektedir.Yine, Başmüdürlük alanı içerisindeki firmalar denetlenmektedir. Daha önce de belirtildiği üzere, bu denetlemeler çalışma usul ve esaslarını düzenleyen yönetmelik çerçevesinde yürütülmektedir.
6. Sonradan Kontrol Süreci
6.1. Planlama Safhası
Kişilerin gümrük vergileri karşısındaki durumu ile gümrük mevzuatı ve ilgili diğer mevzuatta öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediğini belirlemek amacıyla gerçekleştirilen sonradan kontrol işleminin ilk safhasıdır. Sonradan kontrol işleminin başarılı olması için bu safhada gereken hazırlıkların iyi bir şekilde yapılması gerekmektedir.
Planlama Safhasının İlkeleri :
Planlama esas olarak firma dışında gerçekleştirilir.
Ancak istisnai olarak firma ile öngörüşme de yapılabilir.
Bu aşamada denetim stratejisinin belirlenmesi gerekir.
Firmanın yapısı ve işleyişine ilişkin bilgiler derlenir.
Risk faktörlerinin değerlendirilmesi yapılır.
Üçüncü kişiler nezdinde yapılacak denetim belirlenir.
Sonradan kontrolün ne kadar zaman alacağı belirlenir.
Her aşamada bilgiler yazılı hale getirilmelidir.
6.2. Uygulama Safhası
Uygulama safhasında denetimin nasıl yapılacağına dair bir denetim stratejisinin belirlenmesi gerekir. Denetim tüm bilgi ve belgelerin taranması suretiyle yapılmaktan ziyade seçici bir yöntemle yapılmalıdır. Bunun için öncelikle konu bazında riskler belirlenir.
Bu belirleme yapılırken; örneğin kota, gözetim, antidamping vergisine tabi olup olmama, yüksek oranlı vergiye (GV, ÖTV, KDV vb.) tabi olma, tarife tespitinde sorunlu olan durumlar, … gibi hususlar gözönünde bulundurulmalıdır.
Risk belirlemesi çerçevesinde yapılan denetimde doğru sonuca ulaşılabilmesi için seçilen belgelerin firmanın genel profilini iyi bir şekilde yansıtması gereklidir. Yani doğru bir yoklama yöntemi kullanılmalıdır.
Seçilen belgelerde herhangi bir sorunlu durumla karşılaşılmazsa denetçi denetimi sonlandırabilir. Ancak raporun itirazla karşılaşabileceği unutulmamalıdır. Böyle bir durumda yeniden denetim yapılması gerekebilir.
Sonradan kontrolün her safhasında olduğu gibi uygulama aşamasında da mevcut verilerin yazılı hale getirilmesi çok önemlidir. Sonradan kontrol görevlisi ile bağlı olduğu birim arasında bilgi alışverişi gerekir. Denetimin her aşamasında denetimi yapanın bağlı olduğu birim sorumlusuna bilgi aktarması gerekir.
6.2.1. Sonradan Kontrol Denetim Alanları
1- Gümrük Mevzuatı: Burada uygulanan gümrük rejim ve/veya rejimlerinin gereklerine uyulup uyulmadığı, gereken izin veya benzeri belgelerin gümrük idaresine ibraz edilip edilmediği gibi hususlar kontrol edilir.
2- Tarife: Gümrük işlemine konu eşyanın T.G.T.C uyarınca eşyanın doğru olarak sınıflandırılıp sınıflandırılmadığı, eşyaya ilişkin olarak bağlayıcı tarife bilgisi bulunup bulunmadığı gibi hususlar kontrol edilir.
3- Vergi Oranı: Beyan edilen eşyanın vergi oranının doğru olup olmadığı, menşe ile ilgili hususların dikkate alınıp alınmadığı, işleme konu eşya için anti-damping vergisi bulunup bulunmadığı gibi hususlar kontrol edilir.
4- Gümrük Kıymeti: Eşyanın beyan edilen kıymetinin satış bedeli olup olmadığı, değil ise kıymet belirleme yöntemlerinin sırası ile uygulanıp uygulanmadığı, kıymete ilave edilmesi/edilmemesi gereken unsurların dikkate alınıp alınmadığı gibi hususlar denetlenir.
5- Miktar: Beyan olunan eşyanın miktar üzerinden vergiye tabi olup olmadığı, beyan edilen eşya miktarının doğru olup olmadığı gibi durumlar kontrol edilir.
Bu konulardaki denetimin ne şekilde ve hangi belgeler üzerinde yapılacağı hususu detaylı olarak daha sonraki makalelerimizde ele alınmaya çalışılacaktır.
6.3. Raporlama Safhası
Gerçekleştirilen sonradan kontrol sonucunda belirlenen şablona uygun yazılı rapor hazırlanmalıdır. Bu raporda vergilendirme için önemli olan tespitlerin ve muhtemel vergi tutarı değişikliklerinin yer alması gerekir. İlgili belgeler ise rapora eklenmelidir. Düzenlenen raporların sonradan kontrole yetkili kılınan merkezi birime intikal ettirilmesi de gereklidir. Sonradan kontrol sonucunda düzenlenecek raporun denetlenen kişilere verilip verilmeyeceği konusunda bir karara varılması elzemdir. Bu konuda ortaya konulacak tercih açısından; vergilendirme esaslarında bir değişiklik söz konusu olmaması halinde, bu durumun yazılı olarak kişiye bildirilmesinin yeterli olduğu, vergilendirme esaslarında değişiklik olması durumunda raporun ilgililere verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
7. Defter ve Belgeleri Saklama ve İbraz Mecburiyeti:
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun çeşitli maddelerinde yer alan hükümler uyarınca, gümrük işlemleriyle doğrudan veya dolaylı olarak ilgili bulunan kişiler defter, kayıt ve belgeleri beş yıl süreyle saklamak ve talep edilmesi halinde incelenmek üzere ibraz etmek zorundadırlar.
Bu hükme esas olan temel kanun maddeleri şunlardır:
Gümrük Kanunu madde 1/13; “ Gümrük denetimi deyimi, gümrük mevzuatına ve gereken hallerde gümrük gözetimi altındaki eşyaya uygulanacak diğer hükümlere uyulmasını sağlamak üzere eşyanın muayenesini, belgelerin varlığının ve gerçekliğinin kanıtlanmasını, işletme hesaplarının, defterlerinin ve diğer yazılı belgelerin tetkikini, nakil araçlarının kontrolünü, bagajların ve kişilerin yanlarında ya da üstlerinde taşıdıkları eşyanın kontrolünü, idari araştırmalar ve benzeri diğer işlemlerin yapılması gibi özel işlemlerin yerine getirilmesini” ifade eder.
Gümrük Kanunu madde 4; “ Gümrük idareleriyle muhatap olan kişiler bu Kanun ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan tüzük, kararname ve yönetmelik hükümlerine uymak; gümrük idarelerinin gerek bu Kanunda gerek diğer kanun, tüzük ve kararnamelerde yazılı hükümlere göre yapacağı gözetim ve denetimlere tabi olmak; bu idarelerin kendi adına veya başka idareler nam veya hesabına tahsil edeceği her tür vergi, resim, harç ve ücretleri ödemek veya bunları teminata bağlamak; kanun, tüzük, kararname ve yönetmelik hükümlerinin uymayı zorunlu kıldığı her tür işlemleri yerine getirmekle yükümlüdürler”,
Gümrük Kanunu madde 11; “Gümrük işlemleriyle doğrudan veya dolaylı olarak ilgili bulunan kişiler, Gümrük Müsteşarlığının veya gümrük idarelerinin talebi üzerine gümrük işlemleri ile sınırlı olmak kaydıyla belirlenen süreler içinde gerekli bütün belge ve bilgileri vermek ve her türlü yardımı sağlamakla yükümlüdür.
Kendilerinden bu konularda bilgi istenilen kişiler, özel kanunlarda yazılı gizlilik hükümlerini ileri sürerek bilgi vermekten kaçınamazlar”,
Belge saklama süresi;
Gümrük mevzuatında belge saklama süreleri;
“İlgili kişiler, 11 inci maddede belirtilen belge ve bilgileri gümrük kontrolü amacıyla beş yıl süre ile saklamak zorundadırlar. Belge saklama süresi,
a) (b) fıkrasında öngörülen haller dışında, serbest dolaşıma girmek veya ihraç edilmek üzere beyan edilen eşya ile ilgili olarak, serbest dolaşıma giriş veya ihracat beyanlarına ilişkin belgelerin tescil edildiği yılın;
b) Nihai kullanımları nedeniyle indirimli veya sıfır ithalat vergisi ile Türkiye’de serbest dolaşıma giren eşya için, gümrük gözetimine tabi olmalarının sona erdiği yılın;
c) Başka bir gümrük rejimine tabi tutulan eşya için, söz konusu gümrük rejiminin sona erdiği yılın;
d) Serbest bölgeye konulan eşya için, buralardan çıktıkları yılın;
Sonundan itibaren işlemeye başlar” hükmüyle düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanununda yer alan hükümler:
Türk Ticaret Kanuna göre tutulması öngörülen defterler; tacir tüzel kişi ise yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri ve karar defteri; tacir gerçek kişi ise karar defteri hariç olmak üzere yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri veya işletmesinin mahiyet ve önemine göre sadece işletme defteri olarak belirlenmiştir. Ayrıca “tacirlerin işletmeleri ile ilgili işler dolayısıyla aldıkları mektup, yazı, telgraf, fatura, cetvel, senet gibi vesika ve kağıtlarla ödemelerini gösteren vesikaları ve yazdığı mektup, yazı ve telgraf namelerinin kopyalarını ve mukavelelerini, taahhüt ve kefalet ve sair teminat senetleri ve mahkeme ilanları gibi belgeleri muntazam bir tarzda saklamaları mecburidir.” ifadesiyle tacirin saklamakla yükümlü olduğu diğer belgeler örneklemek suretiyle sayılmıştır.
Türk Ticaret Kanuna göre kayıtların tutulması ve belgelerin saklanmasında sorumluluk tamamen tacire verilmiş, bu durum “Bir tacirin defter tutma mükellefiyetini yerine getirmeye yetkili kıldığı kimsenin bu defterlere geçirdiği kayıtlar, o tacirin kendisi tarafından tutulmuş kayıtlar hükmündedir.” ifadesiyle açıkça hükme bağlanmış ve “işletme sahibine ve hükmi şahıslarda idare organının azalarına veya idare işlerinde salahiyetli olan kimselere ve hükmi şahsiyeti olmayan ticari işletme ve teşekküllerde onları idareye salahiyetli olan kimseler” sayılarak diğer sorumlular belirlenmiş, ticari defterlerin kısmen veya tamamen mevcut olmamasından yahut kanuna uygun surette tutulmamasından veyahut saklanması mecburi olan defter ve kağıtların gereği gibi saklanmamasından doğan sorumluluğun başkalarına yüklenmesi suretiyle bu kişilerin sorumluluktan kurtulamayacakları belirtilerek kusursuz ve birlikte sorumluluk düzenlenmiştir.
Ayrıca defterlerin tutulmaması ya da kanuna aykırı tutulması halinde ceza hükümleri belirtilmiş, sorumluluk defterleri yanlış tutanlara da yaygınlaştırılmış ve diğer kanunlarda bulunan cezalar saklı tutularak bu suçların savcılığa bildirilmesi denetim elemanlarını da içeren memurlara sorumluluk olarak düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanunu’nda defter ve belgeler için saklama süresi defter için son kullanıldığı tarihten, diğer hesap ve kağıtların tarihlerinden itibaren 10 yıl olarak tespit edilmiş, defterlerin ziyaı halinde yapılacaklar ayrıca belirtilmiştir .
Bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kağıtlar; yangın su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içinde ziyaa uğrarsa tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yerin salahiyetli mahkemesinde kendisine bir vesika verilmesini isteyebilir. Mahkeme lüzumlu gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Böyle bir vesika almamış olan tacir defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılır.
Türk Ticaret Kanunu’nda defterlerin kullanılmaya başlamadan önce işletmenin bulunduğu yerin noterine tasdik ettirilmesi, noterce defterlerin her sayfasına sabit mürekkeple sıra numarası konarak resmi mühür ile mühürlenmesi, defterlerin kaç sayfadan ibaret bulunduğunu ilk ve son sayfaya yazılarak resmi mühür ve imzasıyla tasdik edilmesi; ayrıca tacirin, tutmaya mecbur olduğu diğer defterlerle tutmak istediği defterlerin her birinin nevi ve mahiyetleriyle sayfa sayılarını gösteren iki nüsha beyannameyi (biri onaydan sonra kendisinde kalmak üzere) bu defterleri kullanmaya başlamadan önce sicil memuruna vermesi, bu mükellefiyeti hiç veya kanuna uygun şekilde yerine getirmeyen tacirin bu gibi defterlerinin lehine delil olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Ticari defterlerle saklanması mecburi olan diğer belgelerin incelenmek üzere teslimi; “Ticari defterlerle, saklanması mecburi olan diğer kağıtların teslimi; miras, şirket ve iflas işlerinde istenebilir. Teslim halinde defter, hesap ve kağıtların her tarafı gerek mahkeme ve gerekse ilgililer tarafından incelenebilir.” hükmüyle tacir açısından zorunluluk olarak düzenlenmiştir.
Vergi Usul Kanunda yer alan hükümler:
Vergi Usul Kanununda defter tutma amacı:
1.Mükellefin vergi ile ilgili servet, sermaye ve hesap durumunu tespit etmek;
2.Vergi ile ilgili faaliyet ve hesap neticelerini tespit etmek;
3.Vergi ile ilgili muameleleri belli etmek;
4.Mükellefin vergi karşısındaki durumunu hesap üzerinden kontrol etmek ve incelemek;
5.Mükellefin hesap ve kayıtlarının yardımıyla üçüncü şahısların vergi karşısındaki durumlarını kontrol etmek ve incelemek.”
Olarak belirtilmektedir.
Vergi Usul Kanununda işletmeler bilanço esasına göre işlem yapan ve işletme esasına göre işlem yapanlar olarak ayrılmakta olup, bilanço esasında tutulacak defterler;
1.Yevmiye defteri,
2. Defteri kebir,
3. Envanter defteri.
8. İşletmelerin Yapısı ve Bilgi İşlem Denetimi
Bir firmada (işletmede) yetkililerin görev ve sorumluluklarını bilmeden firma içinde veri ve bilgi akışını belirlemek mümkün değildir. Bunun içinde firmanın organizasyon yapısını çözümlemek gerekir. Bilindiği üzere işletmeler çok çeşitli organizasyon yapılarına sahip olabilmektedir. Belirli bir yapılanma kalıbı ile karşılaşma ihtimali oldukça düşük olmakla birlikte, işletmelerde organizasyon ile ilgili genel bilgilere sahip olmak sağlıklı denetim açısından elzemdir.
İşletmedeki veri-işlem yönetimi yapısı gözden geçirilmelidir. Veri-işlem yönetimi bazı büyük firmalarda buna yönelik özel programlar ile gerçekleştirilmektedir. Ancak ülkemizde bu konuda çok fazla uygulama olduğu da söylenemez. Ancak denetçilerin bu tür programların varlığını bilmeleri gerekir. Bazı firmalarda bu tür basit ve amatör programlar da kullanılabilmektedir.
Denetçilerin işletme verilerinden faydalanma hakkına sahip olması gereklidir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 11’inci maddesinde; “Gümrük işlemleriyle doğrudan veya dolaylı olarak ilgili bulunan kişiler, Gümrük Müsteşarlığının veya gümrük idarelerinin talebi üzerine gümrük işlemleri ile sınırlı olmak kaydıyla belirlenen süreler içinde gerekli bütün belge ve bilgileri vermek ve her türlü yardımı sağlamakla yükümlüdür. Kendilerinden bu konularda bilgi istenilen kişiler, özel kanunlarda yazılı gizlilik hükümlerini ileri sürerek bilgi vermekten kaçınamazlar” hükmü yer almaktadır. Burada istenen bilgi ve belgelerin ibraz mecburiyetinin gümrük işlemleriyle sınırlı olması sıkıntı yaratabilecek bir durum olduğu düşünülmektedir.
Firmalardaki veri-işlem (bilgi-işlem) yönetimi yapısı denetçi tarafından incelenmesi gereken bir husustur. Veri-işlem yönetimine ilişkin özel programlar mevcuttur. Bu programların listesi ve programların nasıl kullanılacağına ilişkin bilgiler firma yetkililerinden temin edilerek incelenmeli ve firma verilerine sağlıklı bir şekilde ulaşılmalıdır. Ancak ülkemizde firmaların çok büyük bir kısmında bu tür programlar olduğunu söylemek güçtür. Yine de bu tür bir araştırma mutlaka yapılmalıdır.
Bilgi akış sistemi organizasyonun bir unsurudur. Tabi organizasyonu oluşturan kademeler, bölümler ve departmanlar, karar verme süreci, fiziki birimler ve personel ile birlikte değerlendirilmelidir. Bir firmada veri ve bilgileri takip edebilmek için o işletmenin yapılanmasını iyi çözümlemek gerekir.
Bilindiği üzere işletmelerde organizasyon yapıları üzerine pek çok teori ve yaklaşım geliştirilmiştir. Bu teori ve yaklaşımların amacı bir yandan organizasyonu oluşturan unsurları en etkin bir şekilde bir araya getirmek, diğer yandan da organizasyonları anlamak ve incelemek isteyenlere yardımcı olmaktır. Organizasyonlarla ilgili temel olarak kabul gören teoriler, klasik teori, davranışsal teori, modern teori ve çağdaş teori olarak sıralanabilir. Ancak bu konudaki teoriler bunlarla sınırlı da değildir. Bu konuda daha fazla bilgi alınmasının sonradan kontrol işlemlerinde faydalı olacağı açıktır. Bunun için, işletme yönetimi ile ilgili kaynaklara başvurulabilir.
9. Sonuç
Ülkemizde dış ticaret işlemlerinin çok büyük bir kısmı gümrük idarelerinde klasik yöntemlerle gerçekleştirilmektedir. Gümrük muayene işlemlerinde, gümrük işlemlerinin önemli bir kısmı eşyanın antrepolarda veya gümrüğün denetimi altında olan diğer yerlerde muayene görevlilerince bizzat denetlenmesi şeklinde tekemmül etmektedir. Ancak mevcut personel (nitelik ve nicelik açısından) ile bu sistemin de iyi işleyip işlemediği tartışmalıdır. Oysa ki Avrupa’da bir çok ülkede yükümlüler gümrük idaresine hiç uğramadan eşyalarını ithalatta kendi depo ve/veya fabrikalarına götürmekte ardından gerekli belgeleri hazırlayarak gümrüğe sunmaktadır. Bu sistem ticaretin kolaylaştırılması, gümrük işlemlerinin hızlandırılması açısından çok doğru olmakla birlikte, ertelenmiş muayene işlemlerinin (sonradan kontrol) oturmamış olduğu, yükümlülerin yeterince bilinçli olmadığı ülkemizde bu sistemin uygulanması oldukça güçtür. Ancak tabi ki imkansız da değildir.
Şu an uygulanan sonradan kontrol işlemleri, mavi hat kriterine tabi gümrük işlemlerinde muayene memurlarınca 4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 73. maddesi ile Gümrük Yönetmeliği’nin 207. maddesi uyarınca kurumsal olmayan bir yapıda yerine getirilmektedir. Ülkemizde uygulanmaya çalışılan sonradan kontrol sisteminin bu haliyle olması gereken yapının çok uzağında olduğu da bir gerçektir.
Sonradan kontrol işlemlerinin gerçekleştirilmesi için yapılacak tüm iş ve işlemleri kapsayan rehberler hazırlanarak denetimlerin bu şekilde gerçekleştirilmesi, belgelendirme, gerekçelendirme ve yazılı olma ilkelerine uyularak denetimlerin icra edilmesi ile istenilen hedeflere ulaşılması sağlanacaktır
Sonradan kontrol işlemlerinin; ertelenmiş muayene işlemleri olması sebebiyle Muayene Memurları arasından görevlendirilecek ve bu konuda yetiştirilecek personel eliyle yürütülmesi bu hizmetlerin etkin, verimli ve süratli yapılmasını sağlayacaktır. Bu işlemlerin başmüdürlüklerde oluşturulacak sonradan kontrol birimleri (Kontrol Şube Müdürlüğü gibi) ile taşrada yerel olarak yürütülmesi gerekmektedir. İstisnai olarak birden çok Başmüdürlüğü ilgilendiren veya kapsamlı olan firmaların sonradan kontrol işlemleri için denetim elemanları da görevlendirilebilmelidir.
KAYNAKÇA :
1- NURAL Ali, Sonradan Kontrol – Firma Denetimi, Gümrük Dünyası Dergisi, Sayı: 47, Ankara - 2005
2- TUTAL Soner, Gümrük İşlemlerinde Sonradan Kontrol ve Muhasebe Kayıtlarının Denetimi Eğitim Kitapçığı, Ankara - 2007
3- BARAN Muhammet, Gümrük İşlemlerinde Sonradan Kontrol ve Muhasebe Kayıtlarının Denetimi Eğitim Kitapçığı, Ankara - 2006
4- YAĞAN Haldun, Sonradan Kontrol ve Muhasebe Kayıtlarının Denetimi Eğitim Kitapçığı, Ankara - 2008
5- YAĞAN Haldun, Sonradan Kontrol ve Firma Denetimi, Ankara - 2008
6- ÇOĞAL Nejat, Sonradan Kontrol: Teori ve Uygulama, Gümrük Dünyası Dergisi, Sayı: 53, Ankara - 2007
7- ÜNSALAN E.Sabih, YAĞAN Haldun, ÜNAL Musa, YASAL Bülent E., Sonradan Kontrol Eğitim Kitabı, Ankara - 2006