BEDELSİZ İTHALATTA VATANDAŞLIK SORUNU
Rüştü HAYTAOĞLU
Gümrük Başkontrolörü
1. Giriş
Bedelsiz ithalat kavramı dış ticaret mevzuatımız içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. Özellikle, ticari mahiyette olmayan zati eşyalar, hediyelik eşyalar, kullanılmış ev eşyası ve kullanılmış otomobillerin ithalatı bedelsiz ithalat yoluyla yapılmaktadır. Dolayısıyla, bedelsiz ithalat yolcuları ve ticari iş yapmayan şahısları doğrudan ilgilendiren, etkileyen bir ithalat şekli olarak ortaya çıkmaktadır. Bilindiği gibi, bedelsiz ithalat yurtdışına döviz transferini gerektirmemektedir. Ancak, sakat aracı ithalatında olduğu gibi, bazı bedelsiz ithalat yöntemlerinde döviz transferi yapılması gerekmektedir.
Aynı zamanda, Avrupa Birliği mevzuatından kaynaklanan başka sıkıntılarda vardır. Bunlardan en önemlisi Türk Vatandaşlarına serbest dolaşım hakkı tanınmaması sebebiyle, şahıslara ait eşyaların da, serbest dolaşım hakkının bulunmamasıdır. Daha başka bir deyişle, şahsa ait eşyalar, sahibine uygulanan prosedüre tabi tutulmaktadır. Yani, bir araç veya eşya kullanılmamış ve sahipsiz ise, serbest dolaşım hakkına sahiptir, ancak bir araç veya eşyanın Avrupa Birliği vatandaşı olmayan bir şahsa ait olması halinde hiçbir hakkı yoktur veya sahibinin statüsü kadar hakkı vardır.
Bu durumda, ilk olarak vatandaşlık (yurttaşlık) kavramını tanımlamak uygun olacaktır. Vatandaşlık en basit tanımıyla, bir bireyi bir devlete bağlayan bağdır. Vatandaşlık terimini farklı ülkelerin vatandaşlık uygulamalarıyla karşılaştırmak konunun anlaşılması açısından daha kolay olacaktır. Ancak, karşımızda bir Avrupa Birliği vatandaşlığı varken, içerisinde farklı farklı vatandaşlık uygulamaları olunca, neyin neyle karşılaştırılacağı konusunda kafa karışıklığı ortaya çıkmaktadır. Yazımızda, model olarak Alman Vatandaşlık Kanununu inceleyerek, sorunları ve çözüm yollarını tartışmayı amaçlıyoruz.
.......
Makalenin devamı için lütfen Dergimizi sipariş ediniz...