Takvim
KAMUOYUNA DUYURU

KAMUOYUNA DUYURU

Türkiye Büyük Millet Meclisine 26 Mart 2010 tarihinde sevk edilen “Gümrük Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun Tasarısı” ile ilgili olarak aşağıda yer alan görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşma zorunluluğu duyuyoruz.

Kamu yönetimi sisteminde gerçekleştirilmek istenilen reform çalışmalarına tamamıyla ters bir anlayışla hazırlanan tasarı ile teşkilatın yıllardır çözüm bekleyen sorunları göz ardı edilmekte, üst düzey yöneticiler ve sınırlı sayıda merkez personeli haricinde gümrük görevlilerinin özlük haklarında ise hiçbir iyileştirme öngörülmemektedir. Ayrıca, merkez ve taşrada tüm üst düzey yöneticiler şahsa bağlı kadro haline dönüştürülmekte; emek, bilgi, tecrübe ve kazanılmış haklar yok sayılmakta, Kontrolörlerin fiilen şahsa bağlı kadroya atanmak, görev ve yetkileri de sınırlandırılmak suretiyle işlevsiz ve etkisiz bir yapıya dönüştürülmesi öngörülmektedir.

Aynı zamanda, Gümrük Müsteşarlığında denetim kapasitesinin üçte ikisini ortadan kaldıran bu tasarının zaten mevcut denetim kapasitesinin yeterli olmadığı da dikkate alındığında, denetim zafiyetinin ortaya çıkacağı ve bunun da ancak denetimsiz bir ortam arzulayan tarafları memnun edeceği unutulmamalıdır. Gümrük Camiasında 30 yılı aşkın bir geçmişi bulunan “Gümrük Kontrolörlüğü” bu süre zarfında kamu yararının, kamu hizmet bilincinin, emeğin, bilginin, etkin denetim anlayışının ve yenilikçiliğin odağında yer almaya çalışmış ve bunu da başarmıştır. Bugün itibariyle sayıları 144 olan kontrolörlerin yetiştirilmesi için harcanan kamu kaynaklarının boşa gitmesi bir yana, Gümrük Müsteşarlığında görev yapan kariyer meslek mensuplarının yaklaşık üçte birinin bu şekilde tasfiye edilmesinde kesinlikle kamu yararı bulunmamaktadır. Mevcut hükümet döneminde çıkarılan teşkilat yasalarında ve hazırlanan teşkilat yasa tasarılarında denetim birimlerinin birleştirilmesi öngörülürken Gümrük Kontrolörlüğünün tasfiye edilmek istenilmesi büyük bir çelişkidir.

İlgililerin görüş ve önerileri alınmadan, katılımcı olmayan bir anlayış ve yaklaşımla hazırlanmış olan tasarıda, yeniden yapılandırma adı altında;

•  Gümrük Müsteşarlığında yıllardır vergi kaybı ve gümrük kaçakçılığının önlenmesi, rüşvet ve yolsuzluklarla mücadele konusunda kamuoyuna da mal olmuş önemli ve kapsamlı soruşturmalarda yer almış olan,

•  Önemli boyutlardaki hazine kayıplarını önleyerek ilgililer hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılmasını sağlamış bulunan,

•  Bu çerçevede yalnızca son altı yılda yaklaşık 9 .500 adli ve idari nitelikte rapora imza atmış olan,

•  Keza, Müsteşarlıkça verilen inceleme ve soruşturmaların yaklaşık üçte ikisini gerçekleştiren

Kontrolörler etkisiz bir hale getirilmekte, 30 yılı aşkın bir süredir özveriyle görev yapan, bugün itibariyle sayıları 144 olan kontrolörler tasfiye edilmek istenilmektedir.

Devletin temel olarak düzenleyici ve denetleyici bir rol üstlendiği günümüzde, 300 Milyar Dolar seviyelerine dayanan dış ticaret faaliyetlerinin, mutlaka sayısal yeterlilikte ve mesleki yetkinlikte bir denetim yapısı ile denetlenmesi gerektiği açıktır.

Bir kamu kurumunda mevcut tüm denetim birimlerinin tek çatı altında ve unvanda birleştirilmesi prensibine dayalı olarak; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Teşkilat Kanunu ile dört ayrı denetim birimi birleştirilmiş; Tarım ve Gıda Bakanlığı Teşkilat Yasa Tasarısında farklı unvanlara sahip denetim elemanlarının “Denetçi” unvanı altında birleştirilmesi öngörülmekte iken,

•   İdare hukukunun ve kamu hizmetlerinin temel amacı olan kamu yararı göz ardı edilerek,

•   Gümrük Müsteşarlığınca Avrupa Birliği ile mevzuat uyum çalışmaları ve bu yönde denetim sistemiyle ilgili hazırlanan ve Avrupa Birliği Komisyonuna sunulan raporlara aykırı olarak,

•   Denetim ve kariyer meslek ile ilgili yüksek yargı kararları dikkate alınmadan,

Kontrolörlerin bugünkü mesleki deneyim ve tecrübeye erişmeleri için harcanan kamu kaynakları da heba edilmek suretiyle tasfiye edilmelerinin önünü açan bu tasarının; hizmetin gerekliliği ve kamu yararı ilkelerine aykırı olacağı, gümrük alanında oluşan yolsuzluk olaylarını arttıracağı, kaçakçılık, rüşvet, kara para ve kayıt dışı ile etkin mücadeleyi zaafa uğratacağı, kurumsal barışı bozacağı, motivasyon kaybına ve huzursuzluklara neden olacağı açıktır.

Tasarıda, ülkemizin ve gümrük teşkilatının ihtiyaç ve özlemleri yer almamakta, sadece belirli kişi ve grupların beklentileri vücut bulmaktadır. Tasarı ile kamu yönetiminde yeniden yapılandırma anlayış ve yaklaşımı göz ardı edilmekte, bürokratik oligarşi ve klasik kamu yönetimi anlayışı ön plana çıkmaktadır.

Gümrük Müsteşarlığı Kontrolörleri olarak; sadece belirli görevlilerin ve birimlerin mutlu olabileceği bir teşkilatın kimseye fayda getirmeyeceğini, yönetenlerin çalışanların haklarını koruma görevlerinin unutulmaması gerektiğini, tüm çalışanların mutlu ve mensubu olmaktan gurur duyduğu bir gümrük idaresine ulaşabilmek için atılacak her adımı destekleyeceğimizi bir kez daha hatırlatıyoruz.

Bu nedenlerle, çalışma barışını bozacak ve denetimin zayıflatılmasına neden olacak bu tasarının, yasalaşma sürecinde kamu yararı çerçevesinde, teşkilatın sorun ve ihtiyaçları doğrultusunda yeniden ele alınması ile Gümrük Müsteşarlığında görev yapan merkez denetim elemanlarının “Gümrük Denetçisi” unvanı ile birleştirilerek, rehberlik anlayışına sahip bir yapıya dönüştürülmesi yolunda çaba gösterilmesi gerektiği düşünülmektedir.

Kamuoyuna saygılarımızla duyurulur.

Gümrük Kontrolörleri Derneği

 

Gümrük Kontrolörleri Derneği Web Sitesi - 2006 - Her Hakkı Saklıdır - Tasarım İnfosoft - Webmaster